‘Ben niçin yaratıldım?’

Bugüne kadar dinî alanda en sık duyduğum sorulardan biri “Allah bizi niçin yarattı?” veya “Ben niçin yaratıldım?” sorusudur.

Malum, bu sorunun klişe cevabı “ibadet ve imtihan için yaratma” izahına dayanır. Ancak bu izah söz konusu soruyu soranların da malumudur. Bu demektir ki “ibadet ve imtihan” cevabı birçok insan için yeterli olmamıştır. İslam geleneğinde Kenzi Mahfî (gizli hazine) ve “Nur-i Muhammedî” gibi kavramlarda ifadesini bulan irfânî açıklamalar da vardır ancak daha ziyade tasavvufî gelenekte kabul gören bu açıklamalar da pek şâfî-kâfî olmamıştır.

Kur’an’da “hâkim” kelimesiyle Allah’ın hikmet sahibi olduğu, “bi’l-hak” lafzıyla da yaratılışın gaye ve hikmete matuf bulunduğu ifade edilmekle birlikte bu gaye ve hikmet vazıh ve etraflı biçimde ya da bütün boyutlarıyla açıklanmamıştır. Bununla birlikte Zâriyât 51/56. ayetteki “Ben insanları ancak ve ancak bana boyun eğmeleri, ibadet etmeleri için yarattım” ifadesi, yaratılıştaki temel gayeyi çerçeveleyen bir ilâhî bildirim olarak kabul edilmiştir. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İnsanlık ailesinin musibetle imtihanı 28 Mart 2020 | 607 Okunma Bunca ilgi ve alakaya kayıtsız kalamazdı 22 Şubat 2020 | 1.884 Okunma Kıymet ‘nedret’e, kıymetsizlik ‘vefret’e 15 Şubat 2020 | 351 Okunma Karakter aşınması ve gözün vicdanı 08 Şubat 2020 | 376 Okunma Öyle miymiş? 01 Şubat 2020 | 2.259 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar