Siyasetin de bir fıkhı olmalı!

Önceki gün kaldığımız yerden devam edelim...

Kimsenin Siyasetname, Fütüvvetname, Emanname, Pendname filan okuduğu yok. Burunlarının dikine gidiyorlar. Onlar için siyaset “dua ile istenen bela”ya dönecek. Burunları sürtülecek. 

Birileri Allah’ın dinine yardım etmedikleri halde, Allah’ın kendilerine yardım etmesini istiyorlar. Bakın, biz kendimizi değiştirmeden, Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecek. Herkes kendinden ne kadar emin. Başlarına bir felaket geldiğinde, hemen tevbe eden Müslümanlar nerede. “Nerede yanlış yaptım” diye nefsini hesaba çeken nesillere ne oldu! Kavminin sorumluluğuna ortak olan, sorumluluk üstlenen ve “İnni küntü minezzalimiyn” diyen peygamberin manevi mirasçılarına ne oldu?

Aşk ve öfke gibi, siyaset de gözü kör, akli zail etmemeli.

Yusuf’u kuyuya atan kardeşlerini hatırlayın. Hepsi de peygamber çocuğu idi ve kardeşlerini öldürürlerse, risaletin, reisliğin kendilerine geçeceğini “zan” ediyorlardı. Ama hüsrana uğradılar. Onların bir planı vardı, Allah’ın da bir hükmü! Sonra Allah’ın dediği oldu! Zaten başka türlüsü de olamazdı. Ve bil gaderi hayrihi ve şerrihi minellahi teala.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ve nisan 02 Nisan 2020 | 3.461 Okunma “Onların üzerinde 19 vardır” 01 Nisan 2020 | 8.611 Okunma Korona, tarım ve hayvancılık üzerine 31 Mart 2020 | 3.722 Okunma Galat-ı meşhur.. 30 Mart 2020 | 4.539 Okunma Ah Livaneli ah 29 Mart 2020 | 9.573 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar