%51 sendromu

“Beka”yı bir sorun olarak tanımlamak gibi %51 konusunu “sendrom”a dönüştürmek büyük bir yanılgı. Sendrom diye, “birbirleriyle ilişkisiz gibi görünen, ancak bir araya geldiklerinde tek bir olgu olarak kendilerini gösteren bulgular bütünü”ne deniyor Sonunda bu da bir “sorun yumağı”na verilen ad.

%51 aslında tek başına sonuç açısından baktığımızda cumhuriyetçi/çoğunlukçu bir bakış açısı. Ama bu çoğunluğa ulaşmak için başkaları ile uzlaşmak zorunda olmanız bizi çoğulcu olmaya zorlaması açısından demokratik bir yaklaşım gibi gözükse de, sonunda toplumun bütününü kucaklayan ve onların çoğunluk içinde yer bulma ve çoğunluk tarafından haklarının korunma garantisi olmayınca ittifak, “son koalisyon” yerine “ön koalisyon”a dönüşüyor.

Aslında bu yapılar bu haliyle, “Demokratik Cumhuriyet”ten çıkıp, “oligarşik uzlaşı”ya dönüşebilir. Demokrasi zemininden kayınca oportünist bir söylemle demagojik bir polemiğe dönüşür.

Demokrasi de cumhuriyet de mutlak bir erdem / fazileti içinde barındırmaz. Bu yapılar ile güzel uygulamalar gerçekleştirilebileceği gibi, bunlar tekil olarak ya da birlikte bir felakete de dönüşebilir. Cumhuriyet rejimlerinin diktatörlüğe, demokratik devletlerin sınıfa dayalı parti diktatörlüğüne dönüştüğü gibi. Ya da kapitalist, emperyalist, sömürgeci devletlerin “Demokratik Cumhuriyet”le kendilerini etiketledikleri gibi. “Tekasür”e takılmayın, sonra kaybedenlerden olursunuz.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Almanya: 3 adımda özgürlük 07 Aralık 2019 | 2.527 Okunma NATO 70 yaşında 06 Aralık 2019 | 2.834 Okunma NATO mu dediniz? 05 Aralık 2019 | 4.529 Okunma Dar-ul acaib 04 Aralık 2019 | 4.075 Okunma Bana sorarsanız: Dârüsselâm 03 Aralık 2019 | 4.508 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar