‘Türkiye batıyor’ diyenler okusun bu yazıyı

Sabah Gazetesi Yazarı Şebnem Bursalı'nın bugünkü (22.01.2022)''‘Türkiye batıyor’ diyenler okusun bu yazıyı'' başlıklı yazısı.

Oturdukları sıcak koltuklardan "Türkiye kötüye gidiyor, batıyor" diyenler, bir zahmet kalksınlar da Ankara Sincan'a gelsinler. Gerçi, Türkiye'nin her yeri, biraz sonra Sincan'da anlatacağım örneklerle dolu. Nereye isterlerse gitsinler, muhakkak bir değil birden fazla başarı ve gurur örneği duyacaklar, görecekler.
Bilenler bilir, ama bilmeyenler de bizden duysun, sadece Türkiye değil, Avrupa ve dünyada orta-üst segment ofis mobilyacılığında bir dünya markası olmuş Nurus'un üçüncü kuşak temsilcileri ile Sincan'daki fabrikayı gezerken, İstiklal Marşı şairimizin "Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım" dizelerini hatırlamadım desem yalan olur.

1927 yılında, marangoz Nurettin Kunurkaya Usta'nın küçük bir atölyede başladığı marangozhane serüveni, kendisi öldükten sonra Mülkiye mezunu kızı Birten Hanım'ın işini gücünü bırakıp babasının tezgâhının başına geçmesiyle devam eder. Ankara'nın kayıtlı ilk kadın sanayicisi olan Birten Hanım'a avukat eşi Akın Gökyay da kendi işini bırakıp yardım eder ve iş marangozhaneden bir mobilya üreticiliğine dönüşür.
Ve 90'lı yıllardan sonra iki kardeş Güran ve Renan Gökyay işlerin başına geçer. İlk olarak 1994 krizi, ardından da 2001 krizlerine yakalanırlar. Asıl büyüme ise 2002 sonrası siyasi ve ekonomik istikrarla gelir.

'SESSİZ AMBARGOYU YERLİ ÜRETİMLE AŞTIK'

Bugün artık bir üretimhaneden çok teknoloji üssüne dönüşen bu marka, üretiminin yüzde 40'ını İtalya'dan Yeni Zelanda'ya kadar 50 ülkeye ihraç eden Türkiye'nin en önemli şirketlerinden biri haline geldi. Kovid- 19 test kabinleri üreten ve bunu Sağlık Bakanlığı'na hediye eden Gökyay kardeşler, pandemi sürecinde üretimi kısmak bir yana vites büyütmüşler.
Tüm dünya pandemi sürecinde ürün tedarik zincirinde olumsuz etkilenirken Nurus, dikey entegrasyonla kendi parçalarını üretmeye ve bu ürünleri ihraç etmeye başlar. Bunda markanın baştasarımcısı Renan Gökyay ve genç ekibinin başarısı tartışılmaz. Burada hemen parantez açmak isterim ki; yapılan iş sadece markanın büyümesiyle ilgili değil, ülke ekonomisine ve uygulanan ambargolara da bir itiraz ve başkaldırı sonucu başarıya ulaşmak.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Hayal bile değildi gerçek oldu... 16 Mayıs 2022 | 59 Okunma 1950 sessiz devrimin yıldönümünde Süleyman Soylu ile Aydın’daydık 12 Mayıs 2022 | 138 Okunma Game over! 11 Mayıs 2022 | 217 Okunma Yeni bir sayfa açılıyor 30 Nisan 2022 | 791 Okunma Türk’ün asırlık gururu 23 Nisan 2022 | 53 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar 1 yorum