Milli Şeflikten günümüze Altı Ok izi silinir mi?

CHP’nin Cumhuriyet tarihi karanlıklarla ve beceriksizlikle dolu… Sizlere hangi konuyu açacağımı şaşırmış durumdayım. CHP ile milli şefliğin başlama tarihi ülkedeki kaosların başlangıcı ile...

CHP’nin Cumhuriyet tarihi karanlıklarla ve beceriksizlikle dolu… Sizlere hangi konuyu açacağımı şaşırmış durumdayım. CHP ile milli şefliğin başlama tarihi ülkedeki kaosların başlangıcı ile eşdeğerdir. Mesela Meclis-i Mebusan ile vekillerin öldürülmesi konusu hiç aydınlanmadı… Ardından siyasetin güçlü kimliklerinin bir bir tehdit edilerek dışlanması ile birlikte kimi cinayetlerde milli şefliğin CHP’sinin baskıcı totaliter yapısının devreye girmesi, birçok faili meçhul cinayetlerden sorumlu olması gözlerden kaçmamalı.

İstiklal Mahkemeleri… Cumhuriyet tarihinin en kanlı dönemine işaret eder. Yüzde 90’ı yargısız infaz şeklinde sonuçlanmıştır. CHP’nin bu millete yaşattıklarını yazmaya çalışacak olursak bırakın bir köşe yazısını, büyük ansiklopediler bile yetmez. Bu millete ekmek karnesi dönemlerini yaşatanlar neler yapmaz ki… Tarihin kirli raflarını karıştırdığımızda her şeyin altından milli şeflik ruhu ve yanlışları çıkmaktadır. 

Bu CHP’nin bazı vekilleri, ezan sesinden rahatsız oluyormuş. Yahu kardeşim, Roma’ya kilise çanını dinlemeye gidebilirsin diyebilmek lazım.

Milli şefliğin karanlık tarihinin yüz karalarından biri de vakıf ve dini mabetlerdir. CHP’nin yüzlerce camiyi sattığını biliyor muydunuz? Bazılarını pavyon yaptığını ve bazılarında dansöz oynattığını? Bırakın onu, kendi vatandaşına evde Kur’an asılamaz ve bulundurulamaz emri verdiği kanunu biliyor muydunuz? 1926-1950 yılları arasında 513 cami ve 327 camii arsası satılıyor. Bin 70 mescit satışa çıkarılıyor. Bunlarla birlikte kilise, manastır, türbe, mezarlık, imaret, darüşşifa ve benzeri çok sayıda tarihi eserin satışları yapılıyor. Toplamda 3 bin 411 adet hayrat vakfının satışı gerçekleştiriliyor. Birçok kimsenin bunlardan bîhaber olduğunu söylemek mümkün ancak bu milletin hafızası bunları unutmaz! 

CHP’de vicdan var mı diye sormak gerekmez mi? Taksim İstiklâl Caddesi’nde bulunan, 350 sene namaz kılınıp, ibadet edilen Kâtip Mustafa Çelebi Camii’nin, İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı olduğu Milli Şeflik döneminde para karşılığı satıldığı ortaya çıktı. Vakıflar Genel Müdürlüğü, 11 Ağustos 1941 tarihinde Kâtip Mustafa Çelebi Paşa Camii’ni 4 bin liraya Şükrü Bıkmaz isimli şahsa satmış. Kâtip Mustafa Çelebi Paşa Camii satılırken hiç mi yüreği sızlamadı İsmet İnönü’nün?

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Er ya da geç ‘büyük devlet olma’ hayalimi herkes görecek 30 Kasım 2021 | 137 Okunma Pandemi sonrası güçler savaşı 23 Kasım 2021 | 90 Okunma “Aksakal dünyası” yeniden şekilleniyor 16 Kasım 2021 | 348 Okunma Dünden bugüne diplomasi tarihi 09 Kasım 2021 | 107 Okunma Hırsızlığı kariyer olarak gören zavallı milletim… 02 Kasım 2021 | 253 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar