ABD’nin Paramiliter Gücü YPG, PKK ve SDG

ABD bu çılgınlıklarına son vermelidir. YPG ve SDG isimli terör örgütleri ile dost kaşığı sallamasının dost canlısı yapılarından değil çıkar ilişkilerine bağlı olduğunu...

ABD bu çılgınlıklarına son vermelidir. YPG ve SDG isimli terör örgütleri ile dost kaşığı sallamasının dost canlısı yapılarından değil çıkar ilişkilerine bağlı olduğunu sağır sultan bile bilir. ABD’nin SDG adı altında paramiliter yapıyı oluşturması gözden kaçmamalı. Son zamanlarda Amerikan savaş sanayisinin ve savunma şirketlerinin maliyet konusunda farklı arayışlara başvurduğunu görmekteyiz. Bunu birkaç başlıkta toplamak gerek.

Birincisi; ABD savunma şirketleri ciddi maliyetlerden kaçmak için kendi insan gücünü kullanmadığını, kişi başı aylık maliyet olarak bir askerin maliyetinin teknolojik eğitimle birlikte 60 ile 85 bin dolar arasında değiştiğini, şuana kadar sadece 5 ülkede bile yılık maliyetlerinin 2 trilyon doları bulduğunu açık bir dille belirttiklerini bilmekteyiz.

İkincisi; sadece ağır silah sistemleri işgal planı kapsamında bazı ülkelere nakil yapma ve gönderme operasyonlarının maliyetinin bile korkunç paralara mal olduğu ve artık ABD’nin doğrudan teknolojik silah yerine üçüncü dünya devletlerinin kullandığı ucuz üretim ve metal yorgunu silahları göndermeye çalıştığını ifade edebiliriz. ABD’nin son zamanlarda bu maliyetlerden kaçınmak için savaş bölgelerinde insan gücünü ve ucuz savaş sistemlerini kullanarak bölgedeki insan kaynaklarını tükettiğini görmekteyiz. Bu aslında ABD’nin yakın zamanda bir çıkmaza sürükleneceği gerçeğinin belirtisidir.

Bugün bölgede PKK ve YPG’yi paramiliter güç olarak aylık 200 dolara kullanmaya çalışan ABD kaynaklarının gerçeklerle yüzleşmenin korkusuyla yaşadığını unutmayalım. ABD’nin sadece İsrail güvenliği için büyük bir kumar oynadığını görüyoruz. Bölge dengelerini bozduğu takdirde İsrail diye bir devletin er ya da geç yok olacağını unutmamalı. Tarihin hiçbir evresinde düşmanlık üzerine kurulu yapılanmalar uzun ömürlü olmamıştır. ABD güçlü bir müttefik istemediği gibi bölgedeki pasta paylaşımında da kimseyi ortak olarak görmek istemiyor. 

ABD’nin enerji havzalarını elde etmek için birçok terör örgütü ile iş tuttuğu ve bunu istihbarat örgütleri ile organize ettiği biliniyor. Bugün Suriye’den başlayan savaşın bir enerji koridoru savaşı olduğu ise aşikâr. Bu enerji koridorunun Türkiye, İran, Irak ve Azerbaycan’ı kapsadığını görmek gerek. Bunu doğrundan dile getirmezsek parçaları birleştiremeyiz. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Er ya da geç ‘büyük devlet olma’ hayalimi herkes görecek 30 Kasım 2021 | 137 Okunma Pandemi sonrası güçler savaşı 23 Kasım 2021 | 90 Okunma “Aksakal dünyası” yeniden şekilleniyor 16 Kasım 2021 | 348 Okunma Dünden bugüne diplomasi tarihi 09 Kasım 2021 | 105 Okunma Hırsızlığı kariyer olarak gören zavallı milletim… 02 Kasım 2021 | 253 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar