Kalpleri yalnız Allah bilir

Günahlarımızı görmek istemeyiz. Günahlarımız gündeme geldiğinde, başkalarının günahlarından bahsetmek daha da hoşumuza gider. İlgiyi başka yere çekeriz. Aynı günahı işliyor olsak da onlardan dem vurmayız...

Cennete bakışımız da bundan farklı değildir. Cenneti kendimize yakın, başkasına uzak görürüz. Ben cennete girmesem kim girer ki? Böyle zannederiz. Kalbim son derece temiz. Önemli olan niyet değil mi? İyi bir yürek taşıyorum. İçimde hiçbir kötülük yok. Böyle savunuruz kendimizi.

İNANDIM DEMEK YETMEZ
Cehennemi de kendimize hiç yakıştıramayız, kondurmayız. Cehenneme girecek bunca günahkâr varken bizim orada ne işimiz var? Zaten yanacak bu kadar insan varken bize yer de kalmayacaktır belki. Öyle deriz teselli bu ya.
İman konusunda da tavrımız aynıdır. Ben tam müminim, sağlam bir imana sahibim, kâmil bir müminim, deriz. Demesek de, dinde zafiyeti olan birini gördüğümüzde içimizden böyle geçer. Allah'a hamd ederiz öyle olmadığımız için. İşte özellikle bu noktanın insaflıca sorgulanması gerektiğine inanıyorum. Zira "günah, cennet, cehennem ve iman" ile ilgili tespitlerimiz; iman noktasındaki aşırı rahatlığımızdan, iman ettim demekle her şeyin bittiğini sanmamızdan ve insanları küçümsememizden kaynaklanmaktadır.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Sevgisiz insanlar 18 Ekim 2019 | 44 Okunma Bizi rahatlat ey Bilal 11 Ekim 2019 | 117 Okunma Dua, bilim ve deprem 04 Ekim 2019 | 66 Okunma Dini otorite boşluğu 27 Eylül 2019 | 95 Okunma Ağlayanlar (Bükkain) 20 Eylül 2019 | 65 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar