Toplumla helalleşmeden olmaz...

Hiç uzağa gitmeye gerek yok, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana siyasi ve toplumsal tarihimize baktığımızda bütün kesimlerin toplumla helalleşmesinin bir zaruret olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Kuşkusuz kuruluş...

Hiç uzağa gitmeye gerek yok, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana siyasi ve toplumsal tarihimize baktığımızda bütün kesimlerin toplumla helalleşmesinin bir zaruret olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Kuşkusuz kuruluş yıllarının şartlarından doğan bir takım zaruretleri bir ölçüde anlayışla karşılayabiliriz, ama sonrasında ortaya çıkan dayatmaları, jakoben zihniyeti toplumsal hafızada eleştirel bir anlayışla değerlendirip insan hakları temelinde demokratik bir anlayışı inşa etme zarureti olduğu da açıktır. Evet Türkiye toplumu tek parti döneminin baskıcı uygulamalarından sonra, çok partili hayata geçişle birlikte Demokrat Parti döneminde özgürlükler konusunda görece de olsa önemli bir rahatlama dönemi yaşamış ve bir bakıma demokrasinin sağladığı nimetlerin tadına varmıştır. Ancak bizdeki demokrasi gayretleri Batılı anlamda ‘liberal demokrasi’den beslenmediği için nihai olarak “A” partisinin yerine “B” partisinin gelmesi gibi şekli bir değişimden öteye geçememiştir. Ayrıca bu demokrasi macerası “rejimi koruma” duvarlarının ötesine sirayet edemediği için zaman zaman klasik ya da postmodern darbelerle, zaman zaman da ara rejim denemeleriyle kesintiye uğramaktan kurtulamamıştır. Ama şu bir gerçek ki bu ülkedeki antidemokratik uygulamalara bir şekilde karışmış, yasaklara rıza göstermiş, hatta destek vermiş iktidarların ya da siyasi partilerin toplumla helalleşmeden özgürlükleri, insan haklarını savunmalarının ahlaki bir zemininin olması mümkün değildir. Bu çerçevede son yıllarda Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem CHP’nin geçmişiyle bir bakıma hesaplaşmak hem de demokratik manada ortaya koyduğu değişim gayretlerinin özellikle altının çizilmesi gerekiyor. Hakkını teslim etmek gerekiyor ki Kılıçdaroğlu bugüne kadar CHP’de kimsenin cesaret edemediği çok zor bir değişim mücadelesi veriyor. İşte bu anlayış, yıllarca Kemalist paradigmanın çerçevesi dışına çıkmaya cesaret edemeyen CHP’ye geniş toplum kesimleriyle buluşma imkanlarını kazandırmıştır. Geçtiğimiz Cuma günü Adana’da katıldığı Dünya Avşarlar Derneği 4’üncü kuruluş yıldönümü etkinliğinde konuşan Kılıçdaroğlu’nun şu sözleri hem değişim anlamında, hem de CHP’nin toplumla helalleşmesi anlamında son derece önemlidir: “Bizim de çok kabahatimiz, kusurumuz var.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Keşke dindarlara biraz caz dinletebilsek 19 Ekim 2019 | 0 Okunma Sürü toplumu Müslümanların hayali olamaz 17 Ekim 2019 | 23 Okunma Müslümanlar rasyonel akla itibar etmesin 16 Ekim 2019 | 546 Okunma Rasyonel aklı istiyoruz ama aklımız hep 14 Ekim 2019 | 60 Okunma Strauss’un Obua konçertosu... 12 Ekim 2019 | 7 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar