Siyasal dindarların çoklu baro halleri...

Aslında çoklu baro meselesi sadece mevcut baroların yapısını bozarak yeni barolar icat etmekten ibaret değildir, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin hedeflerinin hayata geçirilmesidir.

Çoklu Baro tartışmalarının yaşandığı günlerden aklımda bir tek cümle kaldı, o da Selahattin Demirtaş’a ait.

O cümle şu: “Bırakın, yandaşlar ana barodan ayrılsın ve marjinallesinler.” Doğrusu siyasetçi için çok şık bir cümle... 

Nitekim gördük ki özellikle İstanbul ve Ankara’da yeni baro kurmaya çalışanlar iki bin kişiyi bulmakta zorlanıyorlar, süre uzatımına gidildi, muhtemelen devlet gücünü de kullanarak yeterli sayıya ulaşacaklardır. Ama sayı tamamlansa da, tamamlanmasa da bu çoklu baro macerası hüsranla sonuçlanmıştır. 

Peki neden avukatlar siyasal dindarların ve de Bahçeli’nin “emir ve talimatları”nı alan avukatların barosuna katılmak istemiyor? Çünkü bu yeni baro hikayesi ideolojik heveslerle ortaya çıkmış bir hikayedir. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
AK Parti artık İstanbul’u sevmiyor mu? 26 Ekim 2020 | 1.197 Okunma Fazıl Say’a da ‘fikri iktidar’da yer var mıdır? 25 Ekim 2020 | 236 Okunma ‘Fikri iktidar’ mı ideolojik bir dayatma mı? 23 Ekim 2020 | 311 Okunma Bahçeli sıyartıyor Erdoğan onu takip ediyor 21 Ekim 2020 | 1.129 Okunma Babacan sahaya indikçe... 19 Ekim 2020 | 2.307 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar