Güvenilir insan değilsek ahlak bize ne yapsın...

Yolsuzluğa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe fetvalar icat edip dindarlığı sadece sakal, sarık ve cübbeye indirgeyerek mutlu-mesut yaşayıp giden bir anlayışı hangi ahlaki kriterlerle izah edeceğiz?

Farklı zamanlarda bu köşede dillendirildiği gibi, hepimiz biliyoruz ki Hz. Peygamberin en önemli vasıflarından birisi Muhammed’ül-emin olmasıdır. Daha peygamberlik gelmeden önce bile herkes O’nun güvenilir insan olduğu konusunda ittifak halindedir.

Dolayısıyla Hz. Peygamberin “güvenilir” olma vasfı, bütün Müslümanlar için ahlaki bir prensip olmak durumundadır. Peygamberin hayatını örnek almanın anlamı ise, o günün şartlarını motomot aynen bugüne taşımak değil, ahlaki prensipleri yaşadığımız dünyanın diline tercüme ederek ilkesel hale getirmektir.

Hz. Peygamberin Muhammed’ül-emin vasfının günümüz dindarları açısından bir anlam ifade ettiğini söylemek ne yazık ki pek mümkün değildir. Kuşkusuz bunun bir haksızlık olduğunu, hatta dindarlara bühtan olduğunu söyleyenler olacaktır. Ama günümüz dindarlarının sergilediği görüntü bunun tam tersini söylemektedir.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Siyaset diline nüfuz eden gizli faşizm 03 Mart 2021 | 278 Okunma Kaybedenlerin hikayesi hep böyle yazılıyor 01 Mart 2021 | 310 Okunma Kimseye gurur kibir satmayalım milletle inatlaşılmaz 26 Şubat 2021 | 356 Okunma Üstün Hoca’ya ayar vermek AK Parti’ye çok mu yakıştı? 24 Şubat 2021 | 1.167 Okunma Yeniden dindar-laik kavgası mı? Asla… 22 Şubat 2021 | 533 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar