Kalbimiz çöp ev değildir!

Kalbimize her gün bir şeyler giriyor. Duygular ve ilgilerle dolduruyoruz. Sevgi, merhamet, öfke veya kin. Sevgi beyinde midir? Bazı bağlantılarla beyinle ilgisi kurulabilir fakat duygu ve ilgilerin doğuş yeri kalptir. Batı tandanslı bilime...

Kalbimize her gün bir şeyler giriyor. Duygular ve ilgilerle dolduruyoruz. Sevgi, merhamet, öfke veya kin. Sevgi beyinde midir? Bazı bağlantılarla beyinle ilgisi kurulabilir fakat duygu ve ilgilerin doğuş yeri kalptir. Batı tandanslı bilime göre psikolojinin kalp ile ilgisi yoktur. Buna karşın Batı edebiyatı doğru olanı bulmuştur. Doğu medeniyetinden etkilenerek şiirlerinde kalp vurgusu yer alır. Dünyanın her yerinde sevgi kalp simgesiyle ifade edilir.

‘I love …‘ ifadesinde kalp simgesi vardır. sevgi duyulan şey bazen bir futbol takımı, bazen bir insan, kimi zaman bir cep telefonu markasıdır. Bir şeye sevgi beslemek kalbinde ona yer açmak anlamına gelir. Bir dolaba koyduğunuz kutu gibi. Her ilgi ve sevgi kalpte bir boşluğu doldurur. Heva denilen çekim gücüyle bir çok şeyle dolar ve boş yer kalmaz. Bir çöp ev gibi haz duyulan her şey girer. Odalar, salon derken adım atılacak yer kalmaz. Her şeyi kalpte tutan güç, nefsin iştah ve doyum sağlama özelliğidir. Empati kuramayan, öfkelenen ve sevgiden yoksun kişilerin kalbi ıvır zıvırla dolmuştur.

Bu bakımdan sevgi oldukça riskli hale gelebilecek bir duygu. Kalp onunla her şeyi içine çeker. İlahi aşk kalbe yerleştiği gibi araba sevdası da aynı kalbe bir süre sonra girebilir. Kalp, dünyadan daha büyüktür. Her şeyi içinde barındırabilir. Şöhret, para, araba, seyahat, bir mobil telefon veya bir mücevher, ışıltısı ile kalbe girer. İnsan, çocuk, anne, eş gibi insan sevgisinde de abartılılar görülür. Bir şekilde kalbe dolan pek çok sevgi onu daraltmaya başlar.

Psikoloji tezlerinde kalbe atıf yapılmamaktadır. İnsan ruh sağlığı ile ilgilenen psikoloji, ana kumanda merkezi olan kalp ile ilgilenmez. Kalbe dair bilinmezlik vurgusu var. Evet acaba bilinen nedir, bilinmeyen ne? Kur’an’da kalbe dair birçok ayette ruhsal yapının kalple ilgisi gözler önüne serilir. Kalbin hastalandığı, tatmin yeri olduğu, mühürlendiği, katılaştığı, sorumlu olduğu, perdelendiği, pas tuttuğu, hasrete duçar olduğu vurgulanır. Şüphe, öfke, korku duyguları, gaflet ile örtüldüğü, eğrildiği ve arındığı bir çok ayette belirtilmiştir. Bunlardan biride zikr. Yani anma. ‘Ancak kalpleri Allah’ı zikredenler tatmin olurlar’ ayeti ruhsal yapımızla ilgili önemli bir bilgiyi ortaya koyar. Tatmin nedir peki? Tatmin, psikolojiden umulan ruh sağlığı olabilir mi? Hayır.

KALPTE İKİ BİNA VAR

Yaşanılan her olumsuzluk ruh evini inşa etmek için fırsattır. Derdiniz bir kepçe gibi bir kazı çalışması yapar. Bu kazı çalışması ile ortaya çıkan manzara nedir? Açılan bu gedik üzerinde kalb kalesini inşa etmeniz istenir. Ayrılık, hastalık, borçlanma, aşk acısı, yakınını kaybetme ve sabır gerektiren öteki haller, hepsi bina yapmanız istenen hafriyat alanıdır.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Buluta bakma aya bak 10 Temmuz 2018 | 248 Okunma Kalbimiz çöp ev değildir! 03 Temmuz 2018 | 188 Okunma Yeniden Rabia işareti ve dört anektod 26 Haziran 2018 | 189 Okunma Anahtar kelimeler ve manalar 20 Haziran 2018 | 167 Okunma Daha oksijenli bir dünya mümkün 19 Haziran 2018 | 123 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar