Daha oksijenli bir dünya mümkün

İnsan merkezli, mazlumların haklarını savunmayı tüm risklere rağmen sürdüren yönetme anlayışı bugünkü dünya için imkansız değil. Türkiye bunun örnekliğini sergiliyor.Özellikle...

İnsan merkezli, mazlumların haklarını savunmayı tüm risklere rağmen sürdüren yönetme anlayışı bugünkü dünya için imkansız değil. Türkiye bunun örnekliğini sergiliyor.

Özellikle İslam dünyasının yenilgi psikolojisinden çıkarak, cuntaları sırtından atabileceği, hak ve halk merkezli yönetimler kurabileceğine inanması gerekiyor. Neden inanması gerekiyor, çünkü mevcut pratikler çoğunlukla algılar üzerinden yürüyor. Halkın kendi gücüne ve inancına güvenmesi gerekir.

Küresel dünya tek rengin ve tek kültürün dayatması altında. İngiliz,Yahudi ve Amerika şer üçgeni ve payandaları dünyayı yönetmek için hala klasik yöntemler denemekteler. Azınlık bir güruhun gülmesi için birilerini ağlatma geleneği devam ediyor. Entrikalar kurarak halkların iktidarını ellerinden alma oyunu. Yorum yapmadan sadece istatistiklere baktığımızda herşey gözler önünde. Örneğin son iki yüz yıl içinde Afrika'nın din, dil ve yönetim demografisine bakmamız yeterli. Kabile kültürü yaşayan Orta Afrika'nın dinleri ve dilleri resmi olarak ikinci planda. Resmi diller Fransızca, İngilizce, İspanyolca… Bu dilleri konuşmak onların tercihi olabilir mi?

Manevi dinamiklerle ayakta durmaya çalışan bölgeler istikrarsızlaştırılarak Amerikan yaşam tarzı yani küresel obezite modeline davet ediliyor. Maneviyat coğrafyası insanı, var olabilmek için yokluk, yitirme ve zorlukla mücadele etmek zorunda. İslam coğrafyası kaotik bir bölge olarak 21. Yüzyıl insanına taktim ediliyor. 11 Eylülün artçı şokları yeni entrikalarla devam ediyor. Fransa'da dergi saldırısında coğrafyanın heyecanlı gençleri rol alıyor. Yeryüzüne şer ekseninin estirdiği teröre isyan eden heyecanlı gençler çeşitli oluşumlar altında hesap sormaya çalışıyor. Şiddet dilinin İslam dünyası tarafından kullanılması, 'algı oluşturma' denilen, artık geçerliği azalan şeytanlığın en önemli aracı durumunda.

TARİHİN YÜKLEDİĞİ MİSYON

Türkiye, Ortadoğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere İslam ülkeleri arasında farklı bir misyon algısı var. Bu algı giderek farklılaşan, klasik teamülleri aşan bir role dönüşmeye başladı. Parametreler tarihi bir misyona işaret ediyor.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Buluta bakma aya bak 10 Temmuz 2018 | 248 Okunma Kalbimiz çöp ev değildir! 03 Temmuz 2018 | 188 Okunma Yeniden Rabia işareti ve dört anektod 26 Haziran 2018 | 189 Okunma Anahtar kelimeler ve manalar 20 Haziran 2018 | 167 Okunma Daha oksijenli bir dünya mümkün 19 Haziran 2018 | 123 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar