Pembe mabatlılarla alıp veremediğim

Devam etmeyi çok istememe rağmen “sınıf” odaklı yazılara küçücük bir ara verip bu meseleyi yazmak istedim. Umarım anlayışla karşılarsınız...

Yekten söyleyeyim. İstanbul yerel seçimlerinin iptal edilme kararına dair sorularım var. Bu soruların bazılarının cevabını aldım, alabildim; bazıları benim açımdan hâlâ cevapsız. Dolayısıyla “iptal edilme kararı doğrudur” cümlesi ile “iptal kararı yanlıştır” cümlesi arasında sıkışıp kaldım. Üstelik, yapılacak seçimi hangi ittifakın kazanacağı sorusundan bağımsız olarak, ben de Fatma Barbarosoğlu gibi düşünüyorum: Bu iptal kararının son derece önemli sosyolojik çıktıları olacak ve bu çıktılar Türkiye’nin yakın geleceğinde belirleyici bir önem arz edecek. Doğrusu beni alakadar edecek kısım da orası olacak. Yani bu sosyolojik çıktıları gözlemek ve Türkiye’nin yeni siyasal kümelenmelerinin cetvelini yapabilmek…

Bir de hiç değişmeyen bir meselem var tabii. İlgi alanımdan hiç çıkmayan… Yazının esas meselesi odur.

“Türkiye’nin pembe mabatlıları” olarak tanımladığım ünlü-yarı ünlü Cihangir-Etiler sanatçılarının üzerinde ittifak ettiği sihirli bir cümle vardır: “Sanatçı muhalif olmalı.”

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kızamık şekeri yahut iki İsmail’den biri 26 Mayıs 2019 | 107 Okunma Muhafazakâr orta sınıf nasıl delirdi? 25 Mayıs 2019 | 1.710 Okunma Gelir adaletsizliğinin en yakıcı sorunu: Sağlıklı besine erişim 21 Mayıs 2019 | 218 Okunma Zekâtı mutlaka bizim cemaate verelim 19 Mayıs 2019 | 972 Okunma Zanaatkâr sınıfı eleştirisi: Elçin Sangu ile Hüsnü Arkan nasıl aynı kişi oldu? 18 Mayıs 2019 | 255 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar