Sosyal çürüme yazıları 4: Ahlâkî pozculuk cumhuriyeti

TDK’ya sorduğunuzda size “ahlâk”ın karşılığını şöyle veriyor: “Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları.”Son derece eksik de olsa...

TDK’ya sorduğunuzda size “ahlâk”ın karşılığını şöyle veriyor: “Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları.”

Son derece eksik de olsa, bu tanım bu yazıda bana bir hareket alanı sağlayacak. “Eksik” dedim çünkü ahlâkın şartının toplumsallık olmadığı ortadadır. “Hareket alanı sağlayacak” dedim çünkü bugünkü sosyal çürüme yazımın meselesi temelde toplumsal ahlâk.

Yeni Türkiye’de karşımıza çıkan üç tür belirgin “toplumsal ahlâk yönelimi”nden söz edebiliriz. İlki dindar ahlâk, daha doğrusu din temelli ahlâk. İkincisi seküler ahlâk, daha doğrusu son dört asırda ortaya konulan Batı ahlâkı. Üçüncüsü ise bu iki türün etkileşimi ile elde edilen “geçişken ahlâk.”

Dindar ahlâktan başlayayım. Dinin, toplumsal olarak iki temel hedefi vardır: Ahlâk ve adalet. Ömer Türker hocadan ödünç alarak söyleyeyim. “İbadetlerin ortaya çıkarmasını beklediğimiz yegâne sonuç ahlâktır.”

Bugün Türkiye’de rahatlıkla bu sonucun ortaya çıktığını söyleyebileceğimiz bir zemin yok elimizde. Türkiye dindarlığının uzun süredir bir çeşit “din işleri ayrı, dünya işleri ayrı” laikliği ürettiğini görmemek için kör olmak gerekiyor. Ve evet, dindarlığı...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Bu yazıyı bu deliden başka kimse yazmaz 25 Mayıs 2024 | 2.587 Okunma Sosyal çürüme yazıları 8: Sıkıntı yok cumhuriyeti 21 Mayıs 2024 | 465 Okunma Adamın adı Filistin 19 Mayıs 2024 | 158 Okunma O güne geri dönmek 18 Mayıs 2024 | 249 Okunma Sosyal Çürüme Yazıları 7: Dedelerden himmet umma cumhuriyeti 14 Mayıs 2024 | 610 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar