Hicr’in develeri, Ebla’nın bebeleri

Tufan olmuş, sürüngenler, dört ayaklılar ve kanatlılar Nuh’un gemisinden dünyaya tekrar dağılmışlardı. Nuh peygambere iman edenler “yeryüzünü cennet bahçelerinden bir bahçe haline getirmek için” dünyanın dört bir yanına dağılmışlar, şehirler kurmuşlardı.

Vay hayıf ki insan unutkandır, nankördür. Hicr’i “cennet bahçelerinden bir bahçe yapmak” için kuran Müminler de zaman içerisinde unutmuş, nankörlük etmişlerdi. Semud kavminin evlatları Rabbi unutmuş, heves kuyusunun kör karanlığında mahsur kalmışlardı. Zenginler fakirleri eziyor, şehirde her türlü adaletsizlik dalga dalga yayılıyor, Rabbi bırakıp putlara tapanlar her türlü kötülüğü yapıyorlardı artık.

Salih peygamber geldi bu yönünü kaybetmiş, pusulasız kente. Ay yüzlü bir gençti. Kavminin en ahlaklı insanıydı. Adem’in ve Şit’in, İdris’in ve Nuh’un varisiydi Salih.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Afrika’dan koronavirüse kimi akıl yürütmeler 25 Şubat 2020 | 2.290 Okunma Briket 23 Şubat 2020 | 240 Okunma Marsıktan nargileye 22 Şubat 2020 | 185 Okunma Saladan korkmak 18 Şubat 2020 | 423 Okunma Sen eve uğrarsan aile elden gitmez 16 Şubat 2020 | 307 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar