Zaman akıp geçerken: Sardunyalar, kahveler, insanlar...

Gençlere, yeni yetme çağındaki çocuklara bakıyorum. Öyle uzaktan değil, mahalleden, sokaktan, hayatın ta içinden... Müthiş bir "aile sancısı" görüyorum.

Anne baba kendi hayat kavgaları içinde kavrulup giderken çocuklarına dair kafayı taktıkları tek şey okul başarıları olmuş. Eh, o "başarı" dediğiniz nedir? Kıtlık içinde varlık. Yani herkes için değildir, herkese yetmez... Bakıyorum, çocuklar için tatlı bir sığınak olması gereken evleri hemen dışarı kaçılacak boğucu bir yere dönüşmüş... Çocuklar mutsuz, ebeveynler mutsuz ve en fenası bütün bunlar doğru düzgün konuşulmuyor, mutsuzluk bir uğultu gibi... Kulakları tırmalıyor. Ama herkes işitmezden geliyor. Niye yazdım bunları? Hani soruyoruz ya, niye gençlere eğlenmek bile iyi gelmiyor diye... Neşelerini erkenden kaybediyorlar çünkü.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Güvenilmez Avrupa! 21 Ocak 2020 | 1.889 Okunma Gıdalar... Politik, ekonomik ve ahlaki bir mesele 20 Ocak 2020 | 166 Okunma Altını çizdiğim satırlar-100 19 Ocak 2020 | 75 Okunma Gündelik hayat notları: Ciddi olamazsınız!.. 18 Ocak 2020 | 95 Okunma Mesele kahvaltı değil, mesele sağlık ideolojisi 17 Ocak 2020 | 1.921 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar