Zaman akıp geçerken: Sardunyalar, kahveler, insanlar...

Gençlere, yeni yetme çağındaki çocuklara bakıyorum. Öyle uzaktan değil, mahalleden, sokaktan, hayatın ta içinden... Müthiş bir "aile sancısı" görüyorum.

Anne baba kendi hayat kavgaları içinde kavrulup giderken çocuklarına dair kafayı taktıkları tek şey okul başarıları olmuş. Eh, o "başarı" dediğiniz nedir? Kıtlık içinde varlık. Yani herkes için değildir, herkese yetmez... Bakıyorum, çocuklar için tatlı bir sığınak olması gereken evleri hemen dışarı kaçılacak boğucu bir yere dönüşmüş... Çocuklar mutsuz, ebeveynler mutsuz ve en fenası bütün bunlar doğru düzgün konuşulmuyor, mutsuzluk bir uğultu gibi... Kulakları tırmalıyor. Ama herkes işitmezden geliyor. Niye yazdım bunları? Hani soruyoruz ya, niye gençlere eğlenmek bile iyi gelmiyor diye... Neşelerini erkenden kaybediyorlar çünkü.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Şimdi o bahisleri okuma vakti! 17 Ocak 2021 | 137 Okunma Cumartesi notları: Virüs bahanesi... 16 Ocak 2021 | 178 Okunma Biraz da ruh halimizden konuşalım mı? 15 Ocak 2021 | 128 Okunma Trump’la kalacak sanıyorsanız, fena yanılıyorsunuz 14 Ocak 2021 | 551 Okunma Bu pirincin taşı ayıklanır mı? 12 Ocak 2021 | 183 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar