ÇOK OKUNAN YAZARLAR

İslâmda statüko?

Maalesef din âlimlerimiz suskun, Diyanet suskun .

Arslan Tekin
Arslan Tekin Yeniçağ Gazetesi
13 Mart 2018 | 134

Maalesef din âlimlerimiz suskun, Diyanet suskun... İslâm adına konuşan zevzekler halkı "İslâm eğer buysa..." deme noktasına getirince, R. T. Erdoğan, bir iki söz etti; ancak ortaya çıktılar. Hakkını yemeyelim... Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu konuşuyor, İslâmı anlatıyor ama sesi nereye ulaşabiliyordu? Birkaç ses daha vardı yine... Yetersizdi.

Biz bu köşede "cemaat-tarikat" meselesinin üzerine gidilmesi gerektiğini her fırsatta yazdık. Kimsenin toplaşmasına, bir arada dinî eğitim görmesine, bir arada ibadetine, dayanışmasına dahletmedik. Sadece "rabıta"nın doğrudan Kur'ân'la, Sünnet'le kurulması gerektiğini, "aracılar"ın üzerinden ibadet edilmesinin İslâmdan sapma olduğunu hatırlatmak istedik. Daha bizim dediğimize gelinmedi. Ara ara ses etseler de, köklü bir tavır görülmüyor.

Asansörcü halvetçiler, "...çarşafa dolanmış" şehvetçiler, anında milleti cehenneme gönderen zebanî özentileri, her "yeni" bir şeye karşı çıkan Cahiliye Devri özlemcileri alıp başını gidince Reis, baktı oyda oynama olacak -bu sözümde ısrarcıyım-, Diyanet'i, kendisine bağlı ulemayı, yazarları harekete geçirme ihtiyacı hissetti. Elbette "Reis ne der?" endişesiyle suskun kalındığını biliyordu. ("Halvet" meselesinde Prof. Dr. Faruk Beşer'i ayrı tutuyorum. Onun halvetten kastı başka ve yakının başına gelen bir olaydan dolayı insanî bir talep. Yalnız talebinde daha özenli bir dil kullanabilirdi.)

Din hangi kitaplardan, hangi âlimlerden öğreniliyor? Diyanet'in zaman zaman verdiği fetvaların "asrın idraki"yle ilgili olmadığını, yüz yıllar öncesinden kaldığını biliyoruz. Onun için "Ne bu hâl!" deniyor.

Tartışmalara girmeden önce karşılaştığım bir durumu bir daha anlatmak istiyorum. Balkan Volkanı kitabımdan:

"(Kosova-Prizren'de) yol üzerinde Kâtip Sinan Camisine girdim. Namaz kıldım. Caminin içine girmeden solda imamın odası var. Namazdan sonra imam beni içeri davet etti. Dışarılı olduğum hemen anlaşılıyor. İmam Türk'müş, müezzin de odadaydı. Ortada bir talaş sobası yanıyor. İmam ve müezzin önlerine birer rahle çekmişler, karşılıklı kitap okuyorlar. İkisi de 25 yaşlarında...

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER