Yapılan iş, PKK’yı devlete ortak etmek
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, açılım sürecinin hukuki çerçevesini oluşturan 7595 sayılı Kanun üzerinde ayrıntılı ve uzun bir değerlendirme yaptı.Uçum’un analizinde iki konu dikkat çekici...Metnin ilk bölümünde Uçum aynen şöyle diyor:“Kanunda yer alan ‘terör örgütünün fiilen sona ermesi’...
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, açılım sürecinin hukuki çerçevesini oluşturan 7595 sayılı Kanun üzerinde ayrıntılı ve uzun bir değerlendirme yaptı.
Uçum’un analizinde iki konu dikkat çekici...
Metnin ilk bölümünde Uçum aynen şöyle diyor:
“Kanunda yer alan ‘terör örgütünün fiilen sona ermesi’, ‘örgütün tamamen tasfiyesi’ gibi ifadeler hukuksal bir sona erme ya da hukuksal tasfiye anlamında değildir. Bunlar pratik süreçler olarak yürüyecek ve tamamlanacaktır. Tamamlandığı zaman muhataplarla ilgili kişisel şartlar da gerçekleşmişse kanundan kaynaklı bazı pozitif hukuki sonuçlar doğacaktır. Kişisel şartlar gerçekleşmezse negatif hukuki sonuçlar doğacaktır. Ayrıca tasfiye hukuki bir kavram olarak kullanılsa dahi bu durum tasfiye kavramının siyasal, sosyal veya kültürel bağlamda kullanılamayacağı anlamına gelmez. Bu nedenle bir kavramın ya da terimin tek bir anlam taşımak zorunda olmadığını, kullanılan bağlama göre farklı anlamlar da yüklenebileceğini hesaba katmamız gerekir. Nitekim disiplinler arası kavram geçişleri sık sık olabilmektedir. Yine bir disiplin başka disiplinden ödünç kavram alabilmektedir. Dolayısıyla bağlam-kavram ilişkisi açısından konuya bakmak her zaman daha isabetli olur.”
Bu ifadelerden ne anlaşılıyor?
“PKK’nın hukuken sona ermesi söz konusu değildir” anlaşılıyor. Bu itibarla hukukçu Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun “Öcalan’ın yöneteceği süreçte, ‘PKK artık silahsızlandı’ denilerek, siyasal alana taşınacak. PKK ve DEM şeklindeki iki ayrı örgüt, artık siyasal alanda tek bir çatı altında toplanacak. PKK’nın TBMM’de grubu olacak, Güneydoğu’yu da seçimler yoluyla yönetecek.” tespiti doğrulanmış oluyor.