Girdik çıkamıyoruz

Türkiye’nin başkanlık sistemine geçmesi merkez sağın fetişiydi. Demirel de istedi, Özal çok dillendirdi, Erdoğan’a kısmet oldu. Türkiye ittire kaktıra başkanlık sistemine geçti. Geçişin hemen ardından geri dönüş için formüller konuşulmaya başlandı. Acaba buradan çıkış var mı?İlk başkanlık...

Türkiye’nin başkanlık sistemine geçmesi merkez sağın fetişiydi. Demirel de istedi, Özal çok dillendirdi, Erdoğan’a kısmet oldu. Türkiye ittire kaktıra başkanlık sistemine geçti. Geçişin hemen ardından geri dönüş için formüller konuşulmaya başlandı. Acaba buradan çıkış var mı?

İlk başkanlık sistemine geçilirken “Bu sistem tam Erdoğan’ın üzerine dikilmiş elbise gibi… Anayasa öyle bir yazılsın ki Erdoğan’la sınırlı olsun” önerisini dile getirenler oldu. Bu öneri çok satın alınmadı. Biraz ‘kervan yolda düzülür’ mantığı ile hareket edildi. Zaten sisteme geçişi sağlayan referandum Bahçeli’nin önerisi ile gerçekleşti, MHP’nin de desteğiyle Erdoğan bu sistemdeki ilk Cumhurbaşkanı oldu. Böylece önceki dönemleri de dönem kısıtlaması için nasıl olduysa sayılmadı. Bir taşla birkaç kuş vuruldu. Asıl vurulan kuşlar seçim sonrasına bırakıldı, o da ayrı mesele.

***

2023 seçimi öncesinde “Parlamenter sisteme dönüşü önermeli mi önermemeli mi” sorusu muhalefet çevrelerinde tartışıldı. Bir kesim “Seçimden sonra başkanlık sisteminden vazgeçmeyelim” dedi. Bu argümanın mantığı şuydu: İktidar yıllarca başkanlık sisteminin nimetlerinden yararlandı, sistemin sağladığı güç ile bürokrasiyi şekillendirdi, hızlıca istediği atamaları yaptı. Muhalefetin iktidara gelme ihtimali var. Elimizle bu yetkileri vermeyelim, iktidara gelince hızlı davranmamız, bazı atamaları çok hızlı yapmamız lazım. Başkanlık sistemi en çok bize gerekli.

***

Diğer bir kesim ise, bu tür bir başkanlık sistemi ile demokrasinin mümkün olmadığını, muhalefetin ilkesel olarak demokrasiye dolayısıyla parlamenter sisteme dönüşü savunması gerektiğini savundu. Burada başka bir hesap daha vardı. “Başkanlık sisteminde devam edilmeli” diyenler daha genç, daha aktif bir Cumhurbaşkanı adayı gösterilmeli kanısındaydı. Bu tarafta duranlar İmamoğlu’nun aday gösterilmesinden yanaydı.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Girdik çıkamıyoruz 25 Ağustos 2026 | 5 Okunma Alışmak zorunda olduğumuz gerçekler 23 Ağustos 2026 | 638 Okunma Küresel dengeler muhalefetin aleyhine 18 Ağustos 2026 | 501 Okunma Süleymancılar operasyonunun perde arkası 16 Ağustos 2026 | 5.843 Okunma İş neden zor? 11 Ağustos 2026 | 2.197 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar