Kürt meselesinde alınan yolu anlamayanlar için...
Zor bir coğrafyada yaşar, zorlu bir imparatorluk mirası üzerinde otururuz. Toplum olmaya ve toplumsal mutabakatlara dair derin sorunlarımız vardır. Yüzeydeki modern ve standartlaşmış görüntümüze rağmen, derinde toplumsal dokumuz çok parçalıdır. Bu topraklarda bölgesel, kültürel, yerel ve etnik...
Zor bir coğrafyada yaşar, zorlu bir imparatorluk mirası üzerinde otururuz. Toplum olmaya ve toplumsal mutabakatlara dair derin sorunlarımız vardır. Yüzeydeki modern ve standartlaşmış görüntümüze rağmen, derinde toplumsal dokumuz çok parçalıdır. Bu topraklarda bölgesel, kültürel, yerel ve etnik bakımdan farklı toplulukların zihniyet, beklenti, talep ve siyaset düzeyinde birbirine değmeden, yan yana yaşadıkları Osmanlı’nın milletler sistemi âdeta yeni bir yüzle devam eder.
Böyle olunca siyasetten anladığımız, kişinin kendi topluluğu içinde özel alanını genişletmesi; daha önemlisi, bir topluluğun yaşam alanını diğerlerinin aleyhine keyfî olarak genişletmesidir. Doğal olarak bu durumda topluluk içi dayanışma, topluluklar arası kuralsız yarışma siyasi anlayışımızın temelini oluşturur. Sonuçta, eylem ve arayışlarımızı bu çerçevede kural ve ilke yerine kaba çıkar ve faydacılık yönlendirir. Siyasi mekanizmanın kaynak dağıtma üzerine kurulu olması, doğal bir popülizme sahip olmamız da bu yüzdendir.
Rejimin formatı hukuk devleti ve demokrasi üzerine otursa da otoriter bir devlet geleneğimiz vardır. Göçmen bir öykünün ve zihniyetin ürettiği güvenlik arayışı ya da fikri ile...