“Siyasetname” okumazsak “şikayetname” dinleriz!

Devlet yönetme sanatı olarak yaşanmış tecrübeleri aktaran adına siyasetname dediğimiz kitapları okumazsak eğer şikayetname dinleriz. Allah(cc), bizden öncekilerin tecrübelerinden yararlanmamızı istiyor. Bu anlamda bilgili...

Devlet yönetme sanatı olarak yaşanmış tecrübeleri aktaran adına siyasetname dediğimiz kitapları okumazsak eğer şikayetname dinleriz. Allah(cc), bizden öncekilerin tecrübelerinden yararlanmamızı istiyor. Bu anlamda bilgili, dürüst, cesur, erdemli, adil hükümdarların yönetme sanatını konu edilen Siyasetname, ya da siyasi hatıraları, başka bir ülkeyle sulh ettiğimiz ve birlikte yaşamaya karar verdiğimiz zaman nasıl davrandığımızı anlatan Fütüvvetnameler, bize savaş açanları yenilgiye uğrattığımızda onlara nasıl davrandığımızı anlatan Emannameler, alimlerin öğütlerinden oluşan Pendnameleri okuyup, anlamamız, bizden öncekilerin tecrübelerinden yararlanmamız gerek. Evet bunları yapmayacak olursak, tarih tekerrür edecek, acılar yaşayacağız. Bizim katlanmak zorunda olduğumuz güçlükler bizden sonrakiler için baht kaynağı olsun diye, bir de adil şahidler olarak kendi özeleştirimizi sunarken öğüt de vermeliyiz. Yoksa içimizden bazıları “risaleler” ile bizi uyarabilir ve “Şikayetnameler” dinlemek zorunda kalabiliriz. Bu eleştiriler can yakıcı olur ve geç kalındığı için de kötü gidişi düzeltmek sanıldığı gibi kolay da olmayabilir. Meddahların mersiyelerinden ve destanlaştırılan mefahirler üzerine uydurulan hikayelerden damıtılan tarihlerden kendimize yol bulmaya çalışırsak, varacağımız yer yalnızlık, çaresizlik, pişmanlık ve hüzün durağı olacaktır..

En büyük öğüt verici Allah’tır. Şirk koşmayacaksın, kibirlenmeyeceksin, yalan söylemeyeceksin, çalmayacaksın, zina etmeyeceksin, adil olacaksın, işi ehline vereceksin, ila ahir..

Hiçbir hükümdar, “Allah’ın iradesi” dışında güç ve tasarruf sahibi değildir. Müslüman yönetici ise, “Allah’ın rızası” dışına çıkamaz. Çıkarsa Allah’ın gazabı yakındır ve çabuk gelir. Zulme sapan hükümdara karşı sessiz kalan ahali de o zulümden nasibini alır. Zalimlere yardım etmeyin ateş sizi de dokunur denmiştir. Haksızlıklar karşısında susanlar “dilsiz şeytan” olarak tesmiye edilmişti. “İçimizdeki beyinsizler”in işledikleri yüzünden bizi helak eder misin Allah’ım diye sormamız, düşünmemiz gerek.

Ve Resulullah’ın sireti ve sünnetinden ayrılmamamız gerekir. Görevimiz “veresetül enbiya” olmaktır. Resulullah’ın halifeleri, onun halefi olan diğer resuller ve onun selefi olan Hulefa-i raşidin’in söz ve fiilleri, yaşadıkları bizim için rehber olmalı. Ve adil hükümdarların “hikmet”li sözleri, ikazları da öyle. Bizim siyasetimizin mantığı, hukuk’u, “ahlak”ının hayat bulduğu zemin bu zemindir.

İttihad”, “İttifak”, “İtilaf üzere, “erdem” üzere, ”adalet, barış, hürriyet” üzerine bir ”Dar-üsselam”. Yani “Barış yurdu” inşa etmemiz gerek!

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Haydi Bismillah 21 Nisan 2019 | 3.077 Okunma Bu nasıl bir ittifak 20 Nisan 2019 | 7.481 Okunma Ve İmamoğlu! 19 Nisan 2019 | 24.015 Okunma Yaşlı adam rahatsız 18 Nisan 2019 | 12.861 Okunma BOP 17 Nisan 2019 | 7.795 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar