Kazanan kim, kaybeden kim!

Bugün bayramın son günü. Yine vahyin gölgesinde, Allah’ın bizden istediği tebliğ görevini hem kendi nefsime, aile ve akrabalarıma, dostlarıma, hem din kardeşlerime ve hem de tüm akıl sahiplerine bir kez daha...

Bugün bayramın son günü. Yine vahyin gölgesinde, Allah’ın bizden istediği tebliğ görevini hem kendi nefsime, aile ve akrabalarıma, dostlarıma, hem din kardeşlerime ve hem de tüm akıl sahiplerine bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Bunlar genellikle okuyup durduğumuz, ama anlamadığımız ve yerine getirmediğimiz şeyler. Aslolan okumak, anlamak ve gereğini yapmaktır.

Bıkmadan, usanmadan, kınayanların kınamalarına aldırmadan bu görevimizi yapmamız gerek. Kırıcı olmadan, güzel söz ve hikmetle.

Burada dikkat etmemiz gereken asıl nokta şu: Güzel sözle hakkı tebliğ etmek. Mahkûm etmek, hakaret etmek, tehdit etmek değil, kazanmaya yönelik bir dil kullanmak. Bu noktada ölçü şu: Taife giden Peygamber gibi olmak. “Bizi öldürmeye gelenler bizde dirilsinler” diyebilmek! Asıl büyük “kazanç” bu!

Aslında bunların çoğu bildiğimiz şeyler. Mesela Fatiha’yı günde 40 defa okuyoruz da, sonuç!

Birileri yapıp ettiklerinde, heva ve hevesleri konusunda hem muhayyer olmak istiyor, hem de tevbe etmeden ve hiçbir bedel ödemeden affedilmek ve cennete girmek istiyor.

Zaten bu dünyada da öyle işitiyorlar ve işlerini öyle götürmeye çalışıyorlar. Allah da onlara mühlet veriyor ve “sevgili Şeytanlarının” yalanlarına inanıp nefislerinin gösterdiği yönde yürümeye devam ediyorlar.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yeni CHP’nin siyasal İslâmı.. 23 Temmuz 2019 | 3.599 Okunma “İmamoğlu İslam’ı” 22 Temmuz 2019 | 16.524 Okunma D-8 21 Temmuz 2019 | 5.339 Okunma 15 Temmuz’u anlamak ve anlatmak 20 Temmuz 2019 | 4.325 Okunma “Hak” kavramı üzerine 19 Temmuz 2019 | 4.358 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar