İmamoğlu: Yavaş Olsun! Netanyahu’yu destekleyen Türk gazeteci! CHP'de anket freni!
Ankara’da siyasetin bazen kürsülerden değil, kapalı kapılar ardında söylenen birkaç cümleden yön değiştirdiğini çoğumuz biliriz.Duyduğum gelişme de tam böyle.Aldığım bilgilere göre Ekrem İmamoğlu, kendisini ziyaret eden yakın bir kurmayına Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışılırken şu minvalde...
Ankara’da siyasetin bazen kürsülerden değil, kapalı kapılar ardında söylenen birkaç cümleden yön değiştirdiğini çoğumuz biliriz.
Duyduğum gelişme de tam böyle.
Aldığım bilgilere göre Ekrem İmamoğlu, kendisini ziyaret eden yakın bir kurmayına Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışılırken şu minvalde konuşmuş:
“Özgür de hak ediyor. Ama anketler Mansur Bey’i işaret ediyor. Bu realiteyi dışlayamayız. Özgür'ü de incitmeden Mansur Bey konusunda daha net olmalıyız. Özgür'e de aslında ima ettim."
Aldığım bilgi doğruysa, CHP’deki adaylık tartışmasının terazisini değiştirecek ağırlıkta olabilir.
Çünkü burada mesele yalnızca Mansur Yavaş değil.
Asıl dikkat çekici olan, İmamoğlu’nun artık siyaseti “Kim hak ediyor?” sorusundan çok, “Kim kazanıyor?” sorusuyla okumaya başlamış olması.
Ya da buna mecbur kalması.
Belki de İmamoğlu seçim takviminin hızlandığını düşünüyor.
Siyasetin tarihinde bunun çarpıcı örnekleri var. 1950 seçimlerine giderken İsmet İnönü’nün önünde iktidarı korumanın yollarını aramak yerine sandığın ortaya çıkaracağı siyasi realiteyi kabul etmek gibi zor bir eşik vardı. Sandıktan Demokrat Parti çıkınca da iktidar el değiştirdi.
Bazen büyük siyasi hamle, kendini öne sürmek değil; önündeki gerçeği herkesten önce görmektir.
Machiavelli’nin Prens’te anlattığı “fortuna” fikri de özünde buna işaret eder: Siyasetçi yalnızca şartları belirleyen değil, değişen şartları zamanında okuyabilen kişidir.
Eğer duyduğum kulis doğruysa İmamoğlu da önündeki tabloyu okumaya başlamış olabilir:
Özgür Özel’e saygı…
Mansur Yavaş’a daha açık destek…
Ve bütün bunların üzerinde tek bir ölçü:
Kazanmak.
Bu arada İmamoğlu'nun mahkeme sürecindeki tutumuna dair de bir şeyler yazmam gerekiyor.
İMAMOĞLU'NUN ACAYİP YANLIŞ TAKTİĞİ
Ekrem İmamoğlu’nun içeriden sürekli gündem üretmesi bilinçli bir iletişim taktiğiyse, bana göre kötü bir taktik.
İlk zamanlar ilgi çeker.
Manşet olur.
Siyaseti dışarıdan içerideki isme kilitler.
Ama bir süre sonra tekrar kendini tüketmeye başlar. Her gün yeni mesaj, yeni polemik, yeni siyasi pozisyon…
Kamuoyu yorulur.