Türkiye demir çelik piyasasında tedirginlik tehdit ve umut...

Çin –ABD ticaret savaşlarında demir çelik sektöründe yaşanan değişim, sektör temsilcilerine göre bizim için kısa vadede tedirginliğe ve tehdide yol açıyor. Sıfırladığımız...

Çin –ABD ticaret savaşlarında demir çelik sektöründe yaşanan değişim, sektör temsilcilerine göre bizim için kısa vadede tedirginliğe ve tehdide yol açıyor. Sıfırladığımız gümrükleri eski seviyesine getirmemiz halinde, bu tehdit ortadan kalkacak. Bunun yanı sıra yeni bazı pazarlara ihracat imkanı yaratabilecek bir dönem başlayabilecek diyorlar.. Tedinginliğin ve tehdidin ortadan kalması için yıl başında inşaatçıların istaeğiyle sıfırlanan gümrük vergisinin yeniden önceki seviyesine döndürülmesini talep ediyorlar.

Sektörün önemli üreticilerinden biri piyasanın tedirgin olduğunu. Buna Çin’e ve AB’ye mal satamayan Rusya ve Ukrayna’nın en yakın ve sıfır gümrüklü pazar olarak Türkiye’yi gördüklerini söylüyor. Ardından tedirginliğin nasıl aşılabılacağını belirtirken, “AB önlem olarak yüzde 20 vergi ve kota uygulaması ile önlem aldı. Rusya ve Ukrayna gözünü gümrük vergisi sıfırlanan ve yakın olan bizim piyasamıza diktiler. Yılbaşından önce inşaatçıların talebiyle bizde yüzde 30 olan gümrük vergisi önce 10’a indirilldi. Yılbaşında da sıfırlandı. Şimdi demir çelik sektörümüzdeki tedirginliği ortadan kaldırmak Rusya ve Ukrayna’nın sadece inşaat demiri değil, her türlü demir-çelik ürününü piyasamıza boca etmelerini önlemek için tedbir almalıyız. Bu da gümrük vergisinde eskiye yüzde 30’luk seviyeye döndürmek olmalıdır. Bu tedirginlik ve tehdit aşıldıktan sonra, bizim için Çin’in ihracatını yüzde 30 azaltarak terkettiği alanlarda yeni imkanlar gündeme gelebilecektir” diyerek beklentisini ve önerilerini dile getirdi.

Sektörde uzun süre yöneticilik yapmış bir uzman ise, “Şu anda demir çelik sektör temsilcileri tedirgin. Sistemi yeniden düzenlememiz gerekiyor. İthalat baskısından kurtarmak için sıfırlanan gümrük vergisini yeniden düzenlemeliyiz. AB ve Çin’e mal ihraç edemeyen Rusya ve Ukrayna’nın pazarımıza ürün boca etmesini önlemek için tedbir almalıyız. Yurt içi üretim için yatırıma güven vermeliyiz” değerlendirmesini yaptı.

Demir Çelik İhracatçı birliğinin verilerine göre Türkiye’nin ihracatı 2017 yılında miktar olarak yüzde 7.7 artarak 17 milyon 800 bin tona ulaşırken, değer olarak yüzde 26.4 artışla 11 milyar 500 bin dolara ulaşmış durumda. İhracatta ilk sırada 5 milyon 600 bin tonla AB yer alıyor. Onu 4 milyon 100 bin tonla Ortadoğu, 1 milyon 500 bin tonla Kuzey Amerika ve 1 milyon 200 bin tonla Uzakdoğu izliyor, Türkiye’nin yıllık üretimi ise 38 milyon ton.

Görüldüğü giibi demir çelik sektörü hem üretim, hem ihracat açısından önemli bir sektör. O nedenle Amerika-Çin ticaret savaşları nedeniyle bu sektörde gündeme gelen değişimlerin iyi izlenmesi, bize dönük tehditler karşısında pro aktif davranıp önlem alırken, doğacak fırsatları da değerlendirmemiz gerekecektir. Ticaret savaşlarında demir çelik sektörünün önemli yer tuttuğu unutulmamalıdır.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Diyarbakır’dan TSO Başkanı Mehmet Kaya’dan bir kötü bir iyi haber 01 Ekim 2018 | 181 Okunma Müteahhitlerden “kamuya iş yapılamaz hale gelindi” uyarısı 28 Eylül 2018 | 266 Okunma “Aykırı ses olmadan doğru yol bulunmaz” yazımın okuruma hatırlattığı... 27 Eylül 2018 | 114 Okunma “Aykırı ses olmadan doğru yol bulunamaz” 26 Eylül 2018 | 165 Okunma Güven ve kriz... 25 Eylül 2018 | 76 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar