Tahran’dan ne anladık?

Her ne kadar Rusya ve İran’ın ne yapmak istediği ve bu yolda amaçlarına ulaşmakta büyük bir mesafe aldıkları anlaşılıyorsa Tahran zirvesinin ardından kafalar biraz daha karışmıştır. En...

Her ne kadar Rusya ve İran’ın ne yapmak istediği ve bu yolda amaçlarına ulaşmakta büyük bir mesafe aldıkları anlaşılıyorsa Tahran zirvesinin ardından kafalar biraz daha karışmıştır. En başta zirvenin üç ortağından birisi olan Türkiye için durum artık toplantı öncesindekinden farklıdır. Suriye dosyasında niyetleri, fikirleri ve kaygıları birbirinden uzak üç ülkenin Astana süreciyle zor olanı denemeleri elbette önemliydi ama gelinen nokta Türkiye için beklentilerin çok uzağındadır. O kadar ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sivil kayıpları gerekçesiyle ateşkes veya operasyonun bir müddet daha ertelenerek insani şartların oluşmasını bekleme önerisi bile tartışılmadan reddedilmiştir. Cumhurbaşkanı meselenin sivil ölümleri ve kaçınılmaz göç dalgası gibi iki ana unsurunu ortaya atmaktan ve bu noktalara dikkat çekmekten başka bir şey yapamazdı. Ama Rusya’nın bunu umursamadığı, kendi meselesi olarak görmediği ve hedefe yaklaşmak üzereyken böylesi kaygılara değer vermediği açıkça görüldü. Dramatik bir şekilde hem sahadaki diğer önemli aktör olan ABD hem de Rusya, Türkiye’nin başına açılacak sıkıntılar konusunda ortak bir duyarsızlık içinde bulunuyor. Tahran zirvesine rağmen ABD, bu iki önemli kaygı unsurunu gerekçe gösterip sürece müdahale edebilirdi ama oralı olmadı. Bilinen “kimyasal silah kullanırsanız çok kızarız” gerekçesine sığınıp kapıları kapattı. Toplamda, ABD’nin ve Avrupa başkentlerinin varlığı ile yokluğu belli olmayan tavırları Putin’e açıkça istediği gibi bir harekat yapabilme onayı veriyor.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Enflasyon ne muhaliften ne muvafıktan gizlenebilir 06 Aralık 2021 | 260 Okunma Ekonomiyi krizden çıkarmaya bir söz yeterdi 04 Aralık 2021 | 1.313 Okunma Yeni ekonomik planın en hassas noktası! 02 Aralık 2021 | 922 Okunma Krizi çözmek için zaman ve zemin var mı? 29 Kasım 2021 | 1.547 Okunma Geçtik öngörülebilir olmayı... 27 Kasım 2021 | 293 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar