Hayâmız bizim muhafızımızdır

Yeryüzünde insanoğlu mahremiyle, sırlarıyla, kendine sakladıklarıyla insandır. Hayâsıyla yani utanma duygusuyla insandır. Hayâyı kaybeden kişi hayatı da kaybeder. Çünkü hayâ ile hayat ayrılmazlığı esastır...

Hayânın kaybedildiği yerde hayat olmaz. Hayat olacaksa mutlaka hayâ da olacaktır. Hayâ olmazsa hayat muhafaza edilemez. Rasûlüllah (sav) buyuruyor:

“İlk peygamberlerden itibaren halkın hatırında kalan bir söz vardır: hayâ etmedikten sonra dilediğini yap!” (Sahih-i Buhârî, Enbiyâ 54, Edeb 78.)

Bir atasözü halinde nesilden nesile aktarılarak gelen “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” hikmeti, utanma duygusunun insanı fenalıklara dalmaktan alıkoyduğunu açık bir şekilde ifade etmektedir. Şu halde Allah’tan ve insanlardan utanan bir kimsenin, nefsinin istediği her hareketi yapması mümkün değildir. Utanma duygusuna sahip olmayan bir kimsenin ise önünde hiçbir engel yoktur; dolayısıyla öyle bir kimse her türlü çirkinliği kolayca yapabilir.

Asrımızda imandan kaynaklanan fıtri hayâ, şeffaflık ideolojisinin saldırısına uğramıştır. “Mahremiyet ve tevazu yerine kamusal çıplaklık ve gösteri, perdeli pencereler yerine evin içini gösteren cam duvarlar, ıstırap ve yasın mahrem yaşantısı yerine sosyal medyada herkese ilânı… Utanma duygumuzu kaybettikçe, kendimizi göstermeye duyduğumuz ihtiyaç artıyor.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Allah’ın dini âmirdir me’mur değildir 16 Ekim 2019 | 112 Okunma İman ötelenemez, din ertelenemez/2 09 Ekim 2019 | 42 Okunma İman ötelenemez, din ertelenemez/1 02 Ekim 2019 | 125 Okunma Dünya Suriye firavunundan daha küçük mü? 25 Eylül 2019 | 52 Okunma Saptırıcı önderlerden endişe duymak(2) 18 Eylül 2019 | 58 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar