Bir sınıf okuması önerisi: Taşrada yerleşik dindar aileler

Aslında onlara bir “sınıf” denilebilir mi, bilmiyorum. İlgilisi “isimlendirmenin doğrusu şudur” derse düzeltmeye hazırım. Ancak derdimi anlatmak için “sınıf” benim açımdan doğru görünüyor...

Trabzon’da, Malatya’da, Çankırı’da, Tekirdağ’da, Kayseri’de, Bingöl’de çıkarlar karşınıza. Anadolu’nun her yerinde… Hemen hepsinin geçmişten getirdikleri yük de, bugün içinde bulundukları hikâye de aynıdır.

Kabaca 100 yıllık bir meseleden bahsediyoruz.

1940’lı yılların sonuna kadar “gizli saklı dini eğitim alan” bir adet aile büyüğü söz konusudur. Bu aile büyüğü, falanca efendinin yahut filanca hocanın etrafında, halkasında, dizinin dibinde bulunmuş, “Müslüman olmayı ve İslam kalmayı” her türlü gerçekliğin üzerine yerleştirmiştir.

Çocukları da öyledir ama bir farkla. Onlar bir yandan “esnaflık” derdine düşmüşlerdir. Bir yandan da bulundukları şehirde “İslami hizmet” alanının hem planlayıcısı hem sponsoru hem katılımcısı olmuşlardır. Nurculuk ve Süleymancılık gibi taşrada yaygın dini oluşumlara uzak değillerdir elbette ama tam olarak içlerine de girmemişlerdir. Zaten girenler, başka bir hikâyenin kahramanı haline geldikleri için, yazının konusu dışında kalırlar.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Zekâtı mutlaka bizim cemaate verelim 19 Mayıs 2019 | 901 Okunma Zanaatkâr sınıfı eleştirisi: Elçin Sangu ile Hüsnü Arkan nasıl aynı kişi oldu? 18 Mayıs 2019 | 253 Okunma Bir sınıf okuması önerisi: Taşrada yerleşik dindar aileler 14 Mayıs 2019 | 865 Okunma Ona göre 12 Mayıs 2019 | 248 Okunma Pembe mabatlılarla alıp veremediğim 11 Mayıs 2019 | 313 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar