Siyasi otoriteye itaat dinin emri mi?

İbn Haldun’un siyaset teorisi asabiyet kavramına dayanır. Siyasi iktidarın tesisi için birbiriyle dayanışma içinde olan, aynı soydan gelen veya aynı inancı paylaşan kişilerden müteşekkil bir topluluk gereklidir...

Ancak zaman içinde devletin yönetimindeki aile veya grup gücünü sağlamlaştırdığında asabiyete ihtiyaç kalmaz, çünkü iktidar bu ailenin veya grubun doğal bir hakkı gibi algılanmaya başlanır. İşte bu aşamada yönetimde bulunan kişilere itaat dini bir görev olarak kabul edilir.

“Bu inan hasıl olduktan sonra kuvvetli bir asabiyyete muhtaç olmazlar, bu sülaleye itaat artık Tanrının kitabına inanmak, uymak gibi değişmez bir inanç halini alır. İşte bundan dolayı ilm-i kelama dair olan eserlerin son taraflarına, imamet meselesi iman akidelerinden olarak eklenmiştir.” (Mukaddime, Zakir Kadiri Ugan çevirisi, MEB, 1989, cilt 1, sh. 394)

Siyasi otoritenin meşruiyetini kutsal veya dinî bir kaynaktan aldığı inanışı belki siyaset kadar eski bir konu. 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Muhalefete muhalefet etmek 06 Ağustos 2020 | 196 Okunma İstanbul Sözleşmesi’ne kim neden karşı? 04 Ağustos 2020 | 213 Okunma Padişah ile Şeyhülislam arasında bir ‘macera’ 01 Ağustos 2020 | 582 Okunma Osmanlı’ya hilafet geldi mi? 30 Temmuz 2020 | 486 Okunma Ayasofya açıldı şimdi ne olacak? 25 Temmuz 2020 | 2.663 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar