Medresenin gönlü tekkenin aklı

Birkaç haftadır tartışmaya çalıştığımız üzere, bütün olumsuz ve elverişsiz şartlara rağmen Türk toplumunda hâlâ Hanefi-Maturidi anlayışın izlerinin belli ölçüde...

Birkaç haftadır tartışmaya çalıştığımız üzere, bütün olumsuz ve elverişsiz şartlara rağmen Türk toplumunda hâlâ Hanefi-Maturidi anlayışın izlerinin belli ölçüde ve kısmi olarak bile olsa yaşamaya devam edebilmesini 17. yüzyıldan itibaren Osmanlı aydınları ve ulema arasında Maturidiliğe yönelik bir ilginin ortaya çıkışıyla açıklamanın yeterli olmadığını; öteden beri hem halk tabanında hem de entelektüeller arasında Maturidi zihniyetini belirli ölçüde yaşatan aktörün tasavvuf olduğunu söylemiştik…

11 ve 12. yüzyıllarda İran ve Ortadoğu coğrafyasında hayata geçirilen Büyük Uzlaşma diye andığımız devlet projesi kapsamında Şia karşısında “ehlisünnet ekolleri”nin birleştirilmesi yanısıra “tasavvufun sünnileştirilmesi” (yani Sünni şeriat sınırları içinde disipline edilmesi) gündemi de vardı… 

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
15 Temmuz’un sahibi kim? 16 Temmuz 2019 | 1.268 Okunma Şeyh Bedreddin komünist miydi? 13 Temmuz 2019 | 232 Okunma Ümmeti bölen siyaset, aileyi yıkan kadın 11 Temmuz 2019 | 876 Okunma Ne evet ne hayır 08 Temmuz 2019 | 22 Okunma Medresenin gönlü tekkenin aklı 06 Temmuz 2019 | 305 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar