Anadolu’nun ilk resmi mezhebi Mutezile

Son olarak, Selçukluların “resmî mezhep” arayışları bağlamında özetle şunu söylemiştik:

Başlangıçta camilerde Eşari’ye lanet okutan Selçuklu yönetimi, bilahare hem Şii-Batıni tehdidine karşı hem de yönetilebilir standart bir din anlayışının oluşturulması ihtiyacıyla Eşari ve Maturidi mezheplerini bir “Sünni blok”ta buluşturmaya girişecekti... Ama bu “Sünni blok”u Eşarilik domine etti. Sonuç olarak Hanefi-Maturidilik ancak nominal bir kimlik olarak varlığını sürdürdü. Selçuklu’nun bu tercihi Orta Asya kökenli bir askeri gücün yerel dinamiklerle ve İran devlet bürokrasisi ile işbirliği ihtiyacının sonucuydu…

Keza geçen haftaki yazıda ülkedeki camilerde Cuma namazlarında Eşari’ye lanet okunması talimatını veren Tuğrul Bey’in Mutezile mezhebine mensup olup olmadığına ilişkin tartışmadan da söz etmiştik. Kimi uzmanlar Selçuklu devletinin kurucusunun veya “kudretli vezir” Kündüri’nin Mutezile mezhebine mensup olmasına bağlıyordu bu uygulamayı…

Oysa devletlerin dinî siyasetlerini, yani belirli dinlere veya mezheplere yönelik tutumlarını yöneticilerin kişisel inançlarından ziyade politik ihtiyaçlar ve güç dengeleri açısından değerlendirmek daha doğru olsa gerek.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
CHP’nin din sınavı 08 Ekim 2019 | 2.619 Okunma Kılıçdaroğlu ne yapıyor? 05 Ekim 2019 | 2.715 Okunma Kılıçdaroğlu ne yapıyor 05 Ekim 2019 | 74 Okunma Çıta yüzde 40’a inse ne olacak 02 Ekim 2019 | 9 Okunma Siyasette isimler mi değişmeli, zihniyet 01 Ekim 2019 | 151 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar