Trump İran’la barış ilan etti. Peki bu savaşı kim kazandı? İsrail bu anlaşmayı sabote edecek. Çünkü bölgesel savaş planı çöktü. Trump İsrail’e direnebilir mi? İsrail suikast bile deneyebilir.
Savaş ilan etmenin de, barış anlaşması yapmanın da makul, ciddi sebepleri kalmadı. Söz konusu İsrail olunca, onu koruyan ABD olunca, sebepsiz savaşlar ilan edilebiliyor, dünyanın birçok ülkesi bu savaşa mahkûm edilebiliyor, savaşın acılarına katlanıyor. İran’a yönelik İsrail saldırısının hiçbir gerekçesi yoktu. Ortada bir sebep yoktu. Gazze’de soykırım yapmak nasıl insani, ahlaki sınırları yok etmişse, İsrail’in İran’a, Lübnan’a, Suriye’ye saldırıları da ahlaki sınırları yok etmiştir. BU KONTROLSÜZ
Savaş ilan etmenin de, barış anlaşması yapmanın da makul, ciddi sebepleri kalmadı. Söz konusu İsrail olunca, onu koruyan ABD olunca, sebepsiz savaşlar ilan edilebiliyor, dünyanın birçok ülkesi bu savaşa mahkûm edilebiliyor, savaşın acılarına katlanıyor.
İran’a yönelik İsrail saldırısının hiçbir gerekçesi yoktu. Ortada bir sebep yoktu. Gazze’de soykırım yapmak nasıl insani, ahlaki sınırları yok etmişse, İsrail’in İran’a, Lübnan’a, Suriye’ye saldırıları da ahlaki sınırları yok etmiştir.
BU KONTROLSÜZ GÜÇ DURDURULMALI!
Bir kontrolsüz güç, canı istediğinde ülkelere saldırıyor, toprak işgal ediyor, dünyanın her yerinde terör uyguluyor, insan ırkının bütün kutsallarını yerle bir ediyor ve dünya bu ahlaksızlara katlanıyor. ABD yüzünden hiçbir ülke de bu güce sınırlama getirmiyor, getiremiyor.
“İran’dan sonra sıra Türkiye’de” diyebilen bir ülke için, hiçbir ilke, etik, ahlak, sınır, sorumluluk, mantık söz konusu değildir. Türkiye ve bölge ülkeleri hatta dünyanın tamamı, bu mantıksızlığa, bu azgınlığa tahammül etmek zorunda değildir.
PEKİ BU SAVAŞ NİYE BAŞLATILDI?
İSRAİL VE ABD NEYİ ELDE ETTİ?
İsrail İran’a niye saldırdı? ABD, İsrail telkinleri ile İran’a niye saldırdı? “Nükleer silah üretiyor” gerekçesinin saçmalığına teslim olanlar için bu sorgulama elbette ki anlamsızdır.
Bütün nükleer sınırlamalardan muaf, alabildiğine nükleer silah üreten bir ülke, bütün bölgeyi nükleer silah kullanırım diye tehdit eden bir ülke, başka bir ülkenin nükleer güç olamayacağını söyleyebiliyor. Bunu durdurmak için savaşlar açıyor. ABD ve Batı dünyası da bunun yanında yer alıyor.
Ama şimdi bakıyoruz, sebep bu bile değilmiş. İran’ı yakıp yıktılar. Neyi çözdüler? Herkes savaş öncesi pozisyonunda olduğu gibi duruyor.
İran’ın nükleer üniteleri olduğu gibi duruyor. İsrail’in İran’ı yok edemeyeceği, ABD silahını kullansa bile bu savaşı kazanamayacağı açıkça ortaya çıkarken, şu soruyu herkes sormalı: İsrail ve ABD, İran’a saldırarak ne elde etti? Neyi kazandı?
KARGO UÇAKLARI İRAN’A MİLYAR DOLARLAR TAŞIYOR “BARIŞ ÇARESİZLİĞİ” Mİ?
ABD Başkanı Tump, önceki akşam dünyaya “İran’la arış yapıldı, anlaştık” açıklaması yaptı. Nükleer mesele sonraya bırakılacak, Hürmüz açılacak, savaş bitecek, İsrail İran’a ve Lübnan’a saldırmayacak, İran’ın dondurulmuş paraları iade edilecek. Bu açıklamadan önce BAE’den milyar doyar yüklü uçaklar İran’a hareket etmeye başlamıştı.
Hürmüz savaştan önce zaten açıktı ve kimseden geçiş parası alınmıyordu. Şimdi bunu “zafer” olarak sunuyorlar. Nükleer mesele de “sonraya” bırakıldıysa, İsrail ve ABD hangi zaferi elde etti? Savaşı zorlayan İsrail’di, peki barışı zorlayan hangi kazanımdı? Yoksa bir çaresizlik miydi?
SADECE İRAN DEĞİLDİ… ARKASINDA BÖLGESEL BİR YIKIM PLANI VARDI.
Bu savaş sadece İran’a saldırı değildi. Coğrafyanın tamamı yıkıma uğradı. Körfez ülkelerinin tamamı saldırıya uğradı. Bölgedeki bütün ABD üsleri saldırıya uğradı.
İlk baştaki şok atlatılınca, arkasında bölgesel bir yıkım, imha niyeti ortaya çıktı. ABD ve İsrail İran’a saldırdıkça İran da Körfez ülkelerine ve ABD üslerine saldırdı. Beklenmedik, şaşırtıcı, hesap bozucu bir harekete girişti.
Bölgesel savaş çıkarmak, Arapları İran’a topyekûn savaşa sokmak için bir senaryo uygulandı. Körfez ülkeleri inanılmaz bir sabır sınavına tabi tutuldu.
BAE hariç hiçbiri İran’la savaşa girmedi. Bunun coğrafyanın imhası olduğunu, İsrail’in kendilerine kurduğu bir tuzak olduğunu fark ettiler. İran saldırılarına karşı bile yutkundular, ağırbaşlı hareket ettiler.
“ONLARI İRAN’LA YOR, GELECEK SAVAŞLAR İÇİN ÇARESİZ BIRAK!”
Şunu biliyorlardı: İran’dan sonra sıra başka ülkelere gelecekti. Mısır’a gelecekti. Suudi Arabistan’a gelecekti. Katar’a gelecekti. Arap dünyası, bütün bölge, İran’la yorgun düşürülmüş, gelecek savaşlar için zayıflatılmış olacaktı. Bir adım sonrasında kimse kimseye yardım edemeyecek halde olacaktı.
Körfez ülkelerinin bu şüphesi savaş sırasında daha da netleşti. İran bu ülkelere saldırırken ABD onları korumadı. Hatta İsrail, savaşı kızıştırmak için Körfez ülkelerine, İran saldırısı gibi gösterip örtülü saldırılar yaptı. İkincisi ABD kendi askeri üslerini bile koruyamadı.
Peki Körfez ülkeleri kime gücenecek, kimler için savaşa girecekti. ABD onları korumuyor, İsrail gizli saldırılar yapıyorken neden İsrail için İran’la savaşa gireceklerdi!
Arap yönetimlerinin ölümcül sabrı aslında bölgesel imhayı içeren büyük hesabı bozdu. İran’ın bu kadar dirençli olması da bölgenin gözünü açtı. ABD başaramıyordu, İsrail saldırılara açıktı. İsrail’in büyük hesabı böylece çöktü.
İBRAHİM ANLAŞMALARI BİR TUZAK.
İSRAİL, ABD’Yİ BÜTÜN BÖLGEDE İMHA EDİYOR.
Öyleyse bütün hesaplar yeniden yapılacak, bütün güvenlik doktrinleri yeniden tanımlanacaktı. “ABD korumasında İsrail” coğrafyanın tamamı için tehditti. Bu ülkeler, yeni savunma arayışlarına, ittifaklarına girişecekti.
İsrail’le “İbrahim Anlaşmaları” bir tuzaktı. ABD koruması ise artık hiçbir işe yaramıyordu. Gerçek olan, İran savaşı değil, İran’dan sonraki hedeflerin açığa çıkmasıydı.
ABD, sadece İsrail için savaştığında coğrafyayı kaybettiğini gördü. Böyle devam ederse kaybedecek de. İsrail kumarı ABD’nin küresel liderlik rolünü bitirdi. İran savaşı bölgedeki nüfuz ve gücünü tehlikeye attı. Bir adım sonrası ABD’nin coğrafyandan sürülmesi ile sonuçlanabilir.