Başkanlık sisteminin çerçevesi

MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin, partisinin grup toplantısında başkanlık konusunda "Ya Cumhurbaşkanı anayasal sınırlarına çekilmelidir ya da başkanlık sistemi konusunda anayasa hazırlığı varsa Meclis'e...


MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin, partisinin grup toplantısında başkanlık konusunda "Ya Cumhurbaşkanı anayasal sınırlarına çekilmelidir ya da başkanlık sistemi konusunda anayasa hazırlığı varsa Meclis'e getirmelidir" çağrısına Başbakan Binali Yıldırım yanıt verdi.

Yıldırım başkanlık sistemiyle ilgili önerilerini en kısa sürede Meclis’e getireceklerini açıkladı.

Bu hızlı gelişme acaba AK Parti ile MHP arasında başkanlık sistemi konusunda bir uzlaşmaya mı varıldı sorusunu da gündeme getirdi. CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de bu soruyu daha iddialı biçimde dillendirdi ve iki parti arasında gizli bir anlaşma olduğunu ima etti.

Öyle görünüyor ki, başkanlık sistemi tartışması önümüzdeki günlere Türkiye’nin belli başlı gündem konularından birini oluşturacak.

AK PARTİ’NİN HAZIRLIĞI

AK Parti’nin bir süredir başkanlık sistemi öngören anayasa çalışmaları yaptığı biliniyor. Geçen dönem Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na da başkanlıkla ilgili önerisini iletmişti. Tabii onun üzerinden çok zaman geçti.

AK Parti kurmayları başkanlık sistemi öngören anayasa taslağı üzerinde kafa yormaya devam ediyorlar. Henüz Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a iletilmiş kesin bir taslak yok ama üzerinde çalışılan, fikir jimnastiği yapılan başkanlık sisteminin çerçevesinden söz etmek mümkün.

İLK 3 MADDE

Yeni anayasa konusunda en çok tartışılan konuların başında mevcut Anayasa’nın Cumhuriyet’in temel niteliklerini belirleyen ilk 3 maddesi geliyordu. CHP ve MHP bu ilk 3 maddeyi kırmızı çizgi olarak ilan etmişti. AK Parti de ilk 3 maddeyle ilgili bir sorunları olmadığını açıklamıştı.

Başkanlık sistemini öngören taslak çalışmalarda ilk 3 maddenin esas itibariyle korunması düşünülüyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olduğu hükmü yer alıyor. Ancak “insan haklarına saygılı” ifadesi yerine “insan haklarına dayanan” ifadesi tercih edilecek gibi görünüyor.

Keza, mevcut Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan “Atatürk milliyetçiliğine bağlı” ifadesine yer verilmeyebilir. Bu konu henüz tartışılıyor. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütün olduğu hükmünün de korunması konusunda görüş birliği var.

BAŞLANGIÇ KISMI

Mevcut Anayasa’da uzun bir başlangıç kısmı var. Yenisinde ise bu bölümün bir paragraf gibi kısa bir ifadeyle yer alması planlanıyor. Bu kısımda insan haysiyetinden kaynaklanan evrensel hak ve hürriyetlere vurgu yapılması, her türlü ayrımcılığın reddedilmesi, etnik ve dini farklılıkların zenginlik olarak görüldüğünün vurgulanmasının yeterli olacağı düşünülüyor.

EGEMENLİK

Egemenliğin kullanılması konusunda mevcut Anayasa’da “anayasal organlar” yerine, “Türk milleti egemenliğini seçtiği temsilcileri aracılığıyla ve halkoylaması yoluyla kullanır” hükmü üzerinde duruluyor.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Virüsün önüne yine emekçiler atıldı 02 Aralık 2020 | 703 Okunma İmamoğlu ve Yavaş'tan sosyal devlet dersleri 30 Kasım 2020 | 2.225 Okunma Başarılı gözükmek uğruna... 27 Kasım 2020 | 2.125 Okunma Dar alanda siyaset 25 Kasım 2020 | 784 Okunma İktidarın baş döndüren manevraları inandırıcılık sorunu yarattı 23 Kasım 2020 | 2.507 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar