Vefatının 20. yılında Erol Akyavaş

Miraçname ressamı Erol Akyavaş “dâr-ı beka”ya göçeli tam yirmi yıl olmuş. Geçen cuma akşamı dostları İstanbul Modern’de bir araya gelerek büyük sanatkârı andılar....

Daha dünmüş gibi hatırlıyorum, 1997 yazında bir gün telefonum çaldı, Erol ağabey arıyordu, doktorların geçmeyen öksürüğünden şüphelendiklerini, bu sebeple sağlık sigortasının bulunduğu Amerika’ya gideceğini söyledi. Beni aramasının sebebi o sırada birlikte çalıştığımız bir projeydi. Ona tanıştığımız günlerde Şeyh Galib’in Hüsn ü Aşk’ından söz etmiştim. Büyük dayısı Abdülbaki Gölpınarlı’nın neşrettiği Hüsn ü Aşk’ı bulup okudu, çok etkilendi ve Miraçname gibi bir baskı serisi için hazırlanmaya başladı. Metnini de ben yazacaktım.

Ne yazık ki, büyük sanatkâr çok nâdir görülen ve tedavisi mümkün olmayan bir kanser türüne yakalanmıştı. Amerika’da bütün tedavi usulleri denendiği halde ancak bir yıl yaşayabildi. Kendisini 19 Nisan 1999 Salı günü kaybetmiş, restorasyonuna maddi katkıda bulunduğu Kızıltoprak Zühtü Paşa Camii’nde kıldığımız cenaze namazından sonra Kanlıca’da toprağa vermiştik...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İsveç Akademisi’nden bir skandal daha 12 Ekim 2019 | 17 Okunma Dede Efendi Evi’ne dair 05 Ekim 2019 | 13 Okunma Son depremin düşündürdükleri 28 Eylül 2019 | 16 Okunma Muhafazakârlar ve tiyatro 21 Eylül 2019 | 39 Okunma İki yeni çağdaş sanat müzesi 14 Eylül 2019 | 11 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar