Kelimelerin gücü adına
MİT Başkanı İbrahim Kalın, teknolojinin insanlığın yararına kullanılmasının stratejik bir zorunluluk olduğunu belirterek, bazı teknoloji şirketlerinin etik ve hukuki sınırları hiçe saymasının küresel güvenlik açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi.Teknolojinin giderek kendi teknokrasisini...
MİT Başkanı İbrahim Kalın, teknolojinin insanlığın yararına kullanılmasının stratejik bir zorunluluk olduğunu belirterek, bazı teknoloji şirketlerinin etik ve hukuki sınırları hiçe saymasının küresel güvenlik açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi.
Teknolojinin giderek kendi teknokrasisini ürettiğini belirten Kalın, bu yapının bir kolunun ise "teknofaşizme" doğru evrilme riski taşıdığına dikkat çekti. Bazı teknoloji şirketlerinin kendi üstünlüklerini ve Batı merkezli dünya tasavvurunu sürdürmek amacıyla teknolojinin her türünü hiçbir ahlaki ilkeye, toplumsal kurala veya uluslararası anlaşmaya bağlı kalmaksızın kullanmayı meşru gördüğünü dile getirdi.
Teknolojinin güvenlik, dayanıklılık ve egemenlik açısından stratejik önem taşıdığını vurgulayan Kalın, aynı teknolojinin bazı aktörlerin elinde "köleleştirilmiş bir yıkıcı silaha" dönüşebileceğini belirtti. Bu durumun üzerinde ciddiyetle durulması gereken önemli bir risk ve tehdit oluşturduğunu ifade etti.
***
Aslında teknolojinin yıkıcı bir silaha dönüşmesi yeni bir durum değil. Tarihin her döneminde, teknolojide bir adım önde olan devletler, diğerlerini hakimiyeti altına almıştır. Şimdiki farklılık, yapay zekâ teknolojisinden doğuyor. Yapay zekâ her türlü silahın geliştirilmesinde ve istihbaratta kullanılıyor ve büyük fark yaratıyor.
Bütün dünya nüfusunu kapsayan haberleşme ve sosyal medya alt yapısı da büyük ölçüde Batı merkezlidir. Buna karşı çözüm geliştiren ve kendi teknolojik alt yapısını kuran devlet Çin’dir.