Armağan Kuloğlu
Armağan Kuloğlu Yeniçağ

Hatay sınırında tansiyon yükseldi

19 Ağustos 2017 | 1.8 K
Suriye'nin kuzeyindeki PYD/YPG/PKK tehdidi devam ederken, şimdi de El-Kaide'nin Suriye kolu El-Nusra İdlib'e hâkim olmuş, dolayısıyla bölgedeki tehdit çeşitlenmiştir. Bu yeni tehdide karşı da tedbir alınması zaruri duruma gelmiştir. Bölgede güvenlik endişeleri artmıştır.Afrin konusunda geç kalındıSuriye'de kontrolün kaybolmasıyla ABD, Suriye'nin kuzeyinde bir Kürt yapılanmasını ortaya çıkarmış ve bunu kalıcı bir duruma getirme çabası göstermiştir. Bu kapsamda oluşturulan kantonların birleşerek yapının bütünlük sağlaması, müteakiben de Akdeniz'e açılması için fırsatlar yaratmaya çalışmıştır. Bunlardan önemli olan biri de Menbiç'tir.ABD, Türkiye'nin, Fırat'ın batısına geçmesini kırmızıçizgi ilan etmesine rağmen, YPG'nin Menbiç'i ve çevresini işgal etmesine göz yummuş, orada kalıcı olmasına da yalanlarla, aldatmacalarla destek vermiştir. Göz göre göre Türkiye'nin kendi güvenliği açısından ilan ettiği kırmızıçizgi ihlal edilmiş ve bu konuda fiili durum yaratılmıştır. Türkiye de kantonların birleşmesini önleme amacıyla ve IŞİD'i de sınırdan uzaklaştırmak için gerçekleştirdiği Fırat Kalkanı Operasyonu'yla bu birleşmeye engel olmuştur.ABD'nin IŞİD'le mücadele bahanesiyle YPG/PYD/PKK'ya verdiği destek gittikçe artmış ve kalıcı hale gelmiştir. Diğer taraftan Rusya da, bölgede kontrolü kaybetmemek için PYD'yle yakınlaşmış, Afrin Kantonu'yla iş birliği ve dayanışma içinde olmuş ve bu bölgede bayrak göstermiştir.ABD, PYD'nin kuzeyde bütünlüğü sağlaması ve Akdeniz'e açılması çabalarını sürdürmektedir. Afrin bölgesinden Türkiye'ye YPG/PKK geçişleri, lojistik desteği ve tehdidi de gittikçe artmaktadır.Türkiye de özellikle Rusya'yla ilişkilerinin düzelmesinden sonra, Fırat Kalkanı öncesi, bununla eş zamanlı veya hemen sonrasında, Menbiç'i de referans göstererek, yapması gereken Afrin Operasyonu'nu gerçekleştirememiş, bu konuda geç kalmıştır.İdlib'deki gelişmeler yeni operasyonlara gebeİdlib'de El-Kaide bağlantılı El-Nusra'nın hâkimiyet sağlamasıyla Türkiye'ye, Hatay sınırından gelecek yeni bir tehdit daha eklenmiştir.Ancak şimdi de ABD'nin, İdlib'de kontrolün El-Nusra'nın ele geçmesini bahane ederek bu örgüte doğrudan veya Afrin'den PYD vasıtasıyla bir operasyon yapması söz konusudur. Bu operasyonla İdlib'de kontrol sağlanması, bu bölgenin Afrin'le birleştirilmesi ve böylece Kürt yapısının Akdeniz'e açılması gerçekleşmiş olacaktır. Müteakiben de kuzeydeki birleşmenin yolları aranacaktır.Bu operasyonda Türkiye'ye yoğun bir mülteci akımı olması, bunların içinde terörist olarak nitelendirilenlerin de bulunması tehlikesi mevcuttur.Açıkçası İdlib, El-Nusra'nın kontrolünde de olsa tehdittir. ABD ve PYD tarafından kontrol altına alınsa da tehdittir.Türkiye çok yakında operasyon yapabilirBu gelişmeler karşısında Türkiye'nin kendi güvenliği açısından yakın bir zaman içinde operasyon ve operasyonlar yapması beklenmelidir.Bunlardan biri, bugüne kadar geciktiği Afrin'e operasyondur. Bu konuda Rusya'nın güçlerini bölgeden uzaklaştırması, sanki o ülkeyle mutabakat sağlandığına işaretmiş gibi görünmektedir. Afrin'e müdahalede ABD/PYD'nin İdlib'e müdahalesinden erken davranılmalıdır.Bir diğeri, İdlib'e operasyondur. Ancak bu konuda ABD'nin planlarının bozulması söz konusudur. Mutabakat sağlanmada zorluk çekilebilir. Bunun yerine bu bölgenin çatışmasız bölge içine alınması için çalışılabilir. Fakat güvenlik söz konusu olduğunda, ABD'nin durumu dikkate alınmayabilir.Bir başka operasyon da, hem Afrin'le, hem de İdlib'le olan sınırın bütününden tehdidi uzaklaştırarak güvenlik sağlama amacıyla bir tampon bölge oluşturmak üzere yapılabilir.Zamanlama için bölge hava şartlarının elverişli olması beklenebilir. Afrin'e operasyon önceliklidir.Bütün bu operasyonlar Rusya'yla, İran'la, doğrudan veya Rusya vasıtasıyla Suriye yönetimiyle iş birliği içinde yapılmalıdır. ABD'yle ise sadece diyalog kanalının açık bulundurulması yeterli görülmelidir. İran ve Rusya Genelkurmay Başkanlarının Türkiye ziyaretleri dikkat çekicidir. Devamını Oku