Sağlığında Kıymeti Bilinmesi Gereken Bir Ahıska Aydını: İbrahim Türkî

Bir önceki yazımızda, Ahıska Türklerinin sürgün acısını çocuk yaşta yaşamış; bu büyük felaketin hafızasını kitaplara, makalelere ve hatıralara dönüştürmüş kıymetli bir aydın olan Sedir Hasanov’un vefatı üzerine duyduğumuz teessürü dile getirmiştik. O yazıyı kaleme alırken içimde derin bir burukluk...

Bir önceki yazımızda, Ahıska Türklerinin sürgün acısını çocuk yaşta yaşamış; bu büyük felaketin hafızasını kitaplara, makalelere ve hatıralara dönüştürmüş kıymetli bir aydın olan Sedir Hasanov’un vefatı üzerine duyduğumuz teessürü dile getirmiştik. O yazıyı kaleme alırken içimde derin bir burukluk vardı. Çünkü Sedir Hasanov yalnızca bir yazar değildi; o, Ahıska Türklerinin sürgün yollarında çektiği çilelerin canlı tanıklarından biriydi.

Onunla 2015 yılında Kazakistan’da, Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi’nde görev yaptığım sırada, alan araştırması vesilesiyle tanışmıştım.

Sürgün sırasında henüz yedi sekiz yaşlarında bir çocuk olan Sedir Hasanov, yaşadığı acıları yıllar sonra hafızasının derinliklerinden çıkararak kitaplaştırmış, Ahıska Türklerinin tarihine unutulmaz hizmetlerde bulunmuştu.

Fakat insan bazen geç kalmanın hüznünü içinde taşır. Sedir Hasanov hakkında ne kadar yazmış olsam da, onu dünyaya ve özellikle Türk dünyasına yeterince tanıtamadığım düşüncesi içimi sızlatmaktadır. “Keşke sağlığında onunla ilgili daha geniş çalışmalar yapabilseydik.” demekten kendimi alamıyorum. Çünkü bazı insanların kıymeti, onlar aramızdan ayrıldıktan sonra daha iyi anlaşılır. Oysa asıl marifet, değerlerimizi hayattayken fark etmek, onları yaşarken tanımak ve tanıtmaktır.

İşte bu düşünce beni, bugün Ahıska Türklerinin bir başka değerli aydını olan İbrahim Hukiyev Ketiboğlu, daha çok bilinen adıyla İbrahim Türkî hakkında yazmaya sevk etti. Çünkü İbrahim Türkî de tıpkı Sedir Hasanov gibi Ahıska Türklerinin tarihine, kültürüne, diline, edebiyatına, örf ve âdetlerine gönül vermiş önemli bir kalem sahibidir. Onun hakkında yazmak için bir vefat haberini beklemek doğru değildir. Yaşayan değerlerimizi yaşarken anlatmak, hem vefanın hem de kültür bilincinin gereğidir.

İbrahim Hukiyev Ketiboğlu, yani İbrahim Türkî, 10 Ocak 1952 tarihinde Özbekistan’ın Semerkant bölgesine bağlı, bugünkü Nevaî vilayeti sınırları içinde bulunan Hatırçı ilçesinin Palvan Ata köyünde dünyaya geldi. Ailesi, Ahıska’dan koparılıp sürgüne gönderilen binlerce aileden biriydi. Doğduğu topraklar, akraba ve kardeş Özbek Türklerinin yurdu olsa da ailesi için asıl vatan Ahıska idi. Bu sebeple Palvan Ata köyü, onun hayatında hem doğduğu yer hem de sürgünün ardından tutunulmaya çalışılan bir gurbet coğrafyası olarak yer aldı.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Sağlığında Kıymeti Bilinmesi Gereken Bir Ahıska Aydını: İbrahim Türkî 06 Haziran 2026 | 69 Okunma Türkmensahra’da Hürriyet Rüzgârı: Türkmenlerin Unutulan Mücadelesi 04 Haziran 2026 | 70 Okunma Sürgündeki Ahıska Türklerinin ünlü yazarı Sedir Hasanov hayata gözlerini yumdu 03 Haziran 2026 | 113 Okunma İran’da Sönmeyen Türkmen Işığı: Dil, Dutar ve Oğuz Hafızasının Geleceğe Yürüyüşü 02 Haziran 2026 | 137 Okunma Türkmensahra: Türkistan’dan Anadolu’ya Uzanan Oğuz Nefesi 01 Haziran 2026 | 1.895 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar