Kimsenin hatasını savunmak zorunda değiliz

 Bu sıralarda, uluslararası alanda gündemi meşgul eden birçok önemli gelişmenin bulunması sebebiyle genel anlamda çok fazla dikkati çekmese de İslami camiada az çok zihinlere takılan bir gelişme var: Hamas-Suriye...

 

Bu sıralarda, uluslararası alanda gündemi meşgul eden birçok önemli gelişmenin bulunması sebebiyle genel anlamda çok fazla dikkati çekmese de İslami camiada az çok zihinlere takılan bir gelişme var: Hamas-Suriye yakınlaşması. Daha doğrusu Hamas’ın Suriye’ye yaklaşması. 

Buna nasıl bakmalıyız? Hamas’ın geri adım atması ve ilkelerinden dönmesi olarak mı okuyacağız? Suriye’de şartların değişmesi ve yeni durumun “anlaşılabilir” olarak görülmesi şeklinde mi yorumlayacağız? Hamas’ın tavrını mazur mu göreceğiz yoksa kesin reddedecek miyiz? Reddedersek Hamas’ı mı reddedeceğiz yoksa Suriye konusundaki hatasını mı?

Bu soruların özet bilgilerle de olsa cevaplandırılmasının faydalı olacağını düşünüyorum. Sanıyorum beni takip edenlerin de konuyla yakından ilgilenen ve Hamas’ın ileri gelenlerinden birçok kişiyle tanışan biri olarak benim bu konudaki fikirlerimi dile getirmemi bekleme hakları vardır. O yüzden bu konu hakkındaki kanaatlerimi dile getirmeyi ihtiyaç olarak görüyorum.

En başta şunu ifade edelim ki, en yakın akrabamız ve...

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İlişkiler normalleşse de zulüm normalleşemez 24 Eylül 2022 | 49 Okunma Kimsenin hatasını savunmak zorunda değiliz 23 Eylül 2022 | 161 Okunma BM 77. Genel Kurulu 22 Eylül 2022 | 54 Okunma Şanghay İttifakı’nın Semerkant Zirvesi 17 Eylül 2022 | 47 Okunma Tarihin hafızasından silinemeyenler 16 Eylül 2022 | 69 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar