Gelin bir kendimize bakalım
Bugün günlerden cuma. Cuma namazı var. Hutbede ne anlatılır bilmiyorum. Şu sıralar pek çok Müslüman, Kur’an ayetlerinin gerçekte kime hitap ettiği ya da kimlerden bahsettiği konusunda derin tereddütler yaşıyor.Meselâ Kur’an’da, “Allah iye karşılaşmayı akıllarına getirmeyenler”den bahsediliyor....
Bugün günlerden cuma. Cuma namazı var. Hutbede ne anlatılır bilmiyorum. Şu sıralar pek çok Müslüman, Kur’an ayetlerinin gerçekte kime hitap ettiği ya da kimlerden bahsettiği konusunda derin tereddütler yaşıyor.
Meselâ Kur’an’da, “Allah iye karşılaşmayı akıllarına getirmeyenler”den bahsediliyor. “Dünya hayatına razı olup onunla tatmin olanlar”dan bahsediliyor. “Allah’ın ayetlerinden gafil olanlar”dan, diğer ifadeyle “ilahi uyarıları göz ardı edenler”den… Bunları “Ahireti – öte dünyayı, öldükten sonra dirilip dünyada yaşadıklarının karşılığını görmeyi öteleyenler” diye tanımlamak yanlış olmaz sanırım. (Enfal, 20-23, Yunus 7-8)
Kur’anda “Oku kitabını! Bugün hesap sorucu olarak sana nefsin yeter.” Şeklinde bir ayet var. (İsra, 14)
Acaba o kitap ne, kim okuyacak?
Kur’an’da, bir de “işittik dedikleri halde gerçekte işitmeyenler” ya da “işitmedikleri halde işittik diyenler” ifadesi var. (Enfal, 21)
Bunları Kur’an müfessirleri (yorumcular)nin inkârcılar (kafirler), münafıklar (Müslüman görünüp gerçekte...