Diyarbakır, Van, Mardin...

27 Mart akşamı, yani seçimlerden sadece birkaç gün önce Cumhurbaşkanı Erdoğan tv’lerin ortak yayınında şunları söylüyordu:

“Seçim akşamı, iş bitti neticeler belli oldu. Bunların içinde terörle iltisaklı, ilgili olanlar varsa biz artık öyle 5,6,7 sene bekleyemeyiz. Anında gereğini yasal olarak, savcılıklar inanıyorum ki yapacaktır. Bu milletin parasını çarçur edecek olanlara buralar teslim edilmeyecektir.”

Seçim akşamı değil ama, işte seçimin üzerinden 4.5 ay gibi bir zaman geçti ve operasyon başladı: HDP’nin kazandığı üç büyük şehrin belediye başkanları görevden alındı, yerlerine vekil olarak aynı illerin valileri getirildi. Tıpkı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerindeki “terörle iltisak” gerekçesiyle.

1991’de SHP listesinden Meclis’e giren Leyla Zana, TBMM’deki yemin sırasında Kürtçe konuşunca kürsüden indirilmiş, ardından da HEP’li milletvekilleri Meclis çıkışında polis tarafından gözaltına alınmıştı.

O zaman ben “Bu görüntüler Diyarbakır kahvehanelerinde hangi duygu içinde seyredilmiştir?” diye yazmıştım.

1991’den 2019’a… 28 yıl geçmiş. “Kürt oyları” ile ilgili sancı bitmemiş. Hatta derinleşmiş.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Cepheler ve şehitler 25 Şubat 2020 | 4.528 Okunma Ne çöktü? 21 Şubat 2020 | 3.017 Okunma Kavala olayı, Gül’ün mesajı ve ötesi 20 Şubat 2020 | 9.814 Okunma Askerin bagajı 18 Şubat 2020 | 1.885 Okunma Dış politika dili 16 Şubat 2020 | 1.536 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar