Cevat Özkaya Ağabey’in ardından: Bir yayıncının, bir ağabeyin ve bir medeniyet işçisinin ruh kökleri…
Cevat Özkaya Ağabey de göçüp gitti bu yalan dünyadan. Duyduğumda inanamadım. Çok üzüldüm. Elim ayağım dolaştı. Henüz gençti, söyleyeceği, yapacağı ne çok şey vardı öyle!Kolon kanseriyle uzun süredir mücadele ediyordu. 72 yaşındaydı. Yılmaz bir dava adamı, sıkı bir entelektüel ve en önemlisi...
Cevat Özkaya Ağabey de göçüp gitti bu yalan dünyadan. Duyduğumda inanamadım. Çok üzüldüm. Elim ayağım dolaştı. Henüz gençti, söyleyeceği, yapacağı ne çok şey vardı öyle!
Kolon kanseriyle uzun süredir mücadele ediyordu. 72 yaşındaydı. Yılmaz bir dava adamı, sıkı bir entelektüel ve en önemlisi muazzam bir teşkilatçıydı Cevat Ağabey.
Üsküdar’daki Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’nde cenaze namazı kılındı; cenaze namazı, İslâmî çevrelerin bütün entelektüel kesimlerinin buluşma, özlem giderme zemini ve imkânına dönüştü.
Cenazesini Cumhuriyet tarihimizin belki de entelektüel bakımdan en donanımlı ve en sevilen Diyanet İşleri Başkanları’ndan biri olarak daha yaşarken tarihe geçen Mehmet Görmez hocamız kıldırdı. Artık önde gelen isimlerin cenaze namazlarını Görmez hocamız kıldırıyor hep.
Cenaze, Kartal Soğanlık Mezarlığı’na defnedildi. Cenaze törenine siyasetten düşünceye, yayıncılıktan sivil topluma uzanan geniş bir yelpazeden çeşitli isimler katıldı. Bu katılımın kendisi bile, onun bu ülkenin düşünce, kültür ve sosyal hayatında ne tür bir yer işgal ettiğini gösteriyordu.
Benim için Cevat Ağabey, sadece bir yayıncı değildi. Dostluğumuz...