ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Menkıbe, kıssa, hikâye, roman

Özellikle genç okuyucularım romanın mahiyetini me­rak ediyor .

Yavuz Bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu Yeni Akit Gazetesi
25 Eylül 2018 | 3.2 K

Özellikle genç okuyucularım romanın mahiyetini me­rak ediyor. Neden Osmanlı’nın romana ilgi duymadığını, romanla İslam’a hizmetin mümkün olup olmadığını öğ­renmek istiyorlar.

Anlatmaya çalışayım…

Öncelikle belirteyim ki, romanın, hareket noktası teş­hirdir. Kişiyi topluma, toplumu topluma, ya da aksaklık­ları topluma teşhir eder. Bunun ise kaynağı baskıdır. Aristokrat sınıfın baskısı altında kalan Batılı aydın, isya­nını bir biçimde ifade çaresi aramış ve romanı bulmuştur. Edebî bir üslupla isyanını kılıflamıştır. Söyleyeceğini sa­nat görüntüsü altında daha rahat söylemiştir.

Tabii her sanat gibi bunun da olumlusu, olumsuzu var. Toplum yararına da, zararına da kullanılabilir. Mesela Victor Hugo, romanı, toplum yararına kulla­nan bir yazardır. Sefiller isimli eseri ahlâk kitabı gibidir.

Bu da bize bütün sanat alanlarındaki gibi, romanın iyiyi, güzeli bulma yolunda değerlendirilebileceğini gösteriyor.

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER