Modernleşme, Anayasa ve Türkiye’nin istisnailiği

Batı’yı karakterize eden kültürel ve dinsel homojenlik onun gücünün değil, farklılıklara karşı sergilediği hoşgörüsüzlük ve taassubunun bir sonucu ve göstergesidir

20. yüzyılın başında revaçta olan Modernleşmeci anlayış Batı’da yaşanmış bütün gelişmelerin bir model olarak bütün dünyaya uygulanabileceği hatta uygulanması gerektiğini varsayıyordu.

Bugünden bakıldığında bu en iyi ihtimalle toplumsal farklılıkların önemini kavramaktan aciz, çok naif, hatta cahil bir anlayış görünüyor. Bugünün modernist yaklaşımları böyle bir cehaleti ve naifliği üstlenmekten çok uzak. Bilakis toplumsal farklılıklar, “farklı modernlikler”, “ülkelerin özgünlük ve özgüllükleri” veya “modernliğe giden farklı yollar” başlıkları altında takdir ediliyor ve bir sosyolojik tecrübenin iki coğrafi bölgede aynı şekilde yaşanamayacağı kabul ediliyor. Hatta ....

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Modernleşme, Anayasa ve Türkiye’nin istisnailiği 17 Şubat 2021 | 37 Okunma Bir anayasa için sosyolojik şartlar 15 Şubat 2021 | 64 Okunma Kanun-u Esasi’den günümüze 13 Şubat 2021 | 75 Okunma İskilipli Atıf Hoca dosyasını kim açmak ister? 10 Şubat 2021 | 2.487 Okunma Sen iktidarı muhalifi gördün mü? 08 Şubat 2021 | 119 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar