Libya’da yeni yol haritası üzerinde sinsi tuzaklar

Türkiye’nin Libya’daki misyonu ve iddiası Libya’yı Türkiye’ye dahi ait kılmak değil, tamamen Libyalılara ait kılmaktı. Bu tutarlılığı Türkiye’yi Libya’daki misyonunda hem tek meşru güç hem de en güçlü varlık haline getiriyor.

Libya’da Türkiye’nin Libya halkının çağrısıyla sahneye girmesiyle birlikte daha önce kurulmuş bütün işgal ve paylaşım düzeni iptal oldu. Başsız kalmış, idaresi zayıflamış bir ülkenin kaynaklarını yağmalamak üzere üşüşmüş kurtların iştahlı görüntüsü Libya’daki durumu tasvir edebilecek en çarpıcı sahne.

Fransa, Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölgede varlıklarını ifade edebilecek yağmadan başka bir gerekçesi olamayacak ülkeler, destekledikleri Hafter eliyle bu yağmayı gerçekleştirmeye çalışıyorlardı. Hafter ise Libya halkının dışından aldığı bu güçle halkın gerçek temsilcilerini devre dışı bırakmış ve diyaloğu zaman kaybı görerek işgalini tamamlamaya çalışıyordu. Sahip olduğu fiili güç dolayısıyla bir şekilde taraf olma konumu elde etmişti. Ancak bu konumunu diğer tarafları tamamen inkar ederek tam bir şımarıklığa ve güç tekeline dönüştürmeye kalkışmıştı. Libya’nın BM tarafından tanınan tek meşru hükümetini kendine göre “terörist” ilan ederek onu imha etmeye kalkıştı. Burada “terörist” yaftasının eli kanlı, savaş suçlusu darbeci diktatörlerin elinde nasıl bir enstrümana dönüştürülerek sulandırıldığının da en çarpıcı örneğini böylece göstermiş oluyordu.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Tarz-ı siyaset olarak reformculuk 25 Kasım 2020 | 411 Okunma ‘Tanrı’yı kendine kul eden dindarlıklar 23 Kasım 2020 | 305 Okunma Sekülerleşme tezine, aslında ne oluyor? 21 Kasım 2020 | 156 Okunma Türkiye’nin Libya, Azerbaycan, Somali tecrübesi ışığında Yemen’e bakış 18 Kasım 2020 | 805 Okunma Libya’da yeni yol haritası üzerinde sinsi tuzaklar 16 Kasım 2020 | 390 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar