İslamofobinin mazereti olamaz

İslamofobinin, yabancı düşmanlığının, ırkçılığın, insanlara karşı nefreti kışkırtmanın bir mazereti yok. Oysa, İslamofobi kelimesinin içerdiği fobi, yani korku, kendi...

İslamofobinin, yabancı düşmanlığının, ırkçılığın, insanlara karşı nefreti kışkırtmanın bir mazereti yok. Oysa, İslamofobi kelimesinin içerdiği fobi, yani korku, kendi içinde bu mazereti üretmeye teşnedir.

Korkuyorlar, o yüzden nefret ediyorlar.

Korkuyorlar, o yüzden “önleyici” olarak saldırıyorlar.

Nefret ve saldırganlıklarının gerçek nedeni olan korku psikolojik bir durumdur, fobi ise bir hastalık. Her durumda raporluk bir durum ve bir mazeret üretebiliyor.

Oysa İslamofoblar gerçekten korktukları için Müslümanlara düşmanlık edip saldırıyor değiller. Bilançoya bakıldığında dünyada İslomofoblar hiç öldürülmüyor, saldırıya uğramıyor; onların marifetiyle katledilenler sadece Müslümanlar. Ama yine kendilerinden korkulanlar da Müslümanlar oluyor. Müslümanlar kendi katillerinden korkmuyor, ama katiller kendi kurbanlarından korkuyor. Böylesine tuhaf bir denklem.

Geçtiğimiz hafta sonu İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinin İslam ve Küresel İlişkiler Merkezinin (CIGA) düzenlediği 2. Uluslararası İslamofobi Konferansından bahsetmiştim. Artık küresel bir nitelik kazanmış olan İslamofobinin her yerde karşımıza çıkabildiğinden, çünkü büyük ölçüde batı-merkezli bir jeopolitiğin etkisiyle giderek kendi mazeretlerini üretip haklılaştırılabildiğinden sözetmiştik. Sayısız örnek verilebilir buna tabi. Ama bugün tipik bir örnek olay olarak ABD’de iki kızı ve damadı öldürülen Müslüman Dr. Muhammed Abu-Salah’nın geçtiğimiz günlerde ABD Kongresi’nin adalet komisyonunda “nefret suçları ve yükselen beyaz ırkçılık” örneği olarak çağrıldığı oturumda kongre üyeleriyle girdiği diyalog var.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kılıçdaroğlu’nun gönlünde ne diktatörler yatıyormuş? 20 Temmuz 2019 | 2.006 Okunma 15 Temmuz’da Ürdün’de Türk maarifi 17 Temmuz 2019 | 1.397 Okunma Tiyatro sahnesini dağıtan destan: 15 Temmuz 15 Temmuz 2019 | 1.425 Okunma Birbirimize rol kesiyoruz da, nereye kadar? 13 Temmuz 2019 | 203 Okunma Demirtaş’a ve DTK’ya şahitlik edeceksek… 10 Temmuz 2019 | 259 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar