İdlib’in mazlum bebeklerini “eli kanlı terörist” gösteren hastalık

Türkiye Libya’da şu ana kadar tıkanmış bir barış ihtimalinin önünü açarak anahtar rolünü oynarken dünyanın barış söylemlernin ikiyüzlülüğünü de sergilemiş oldu. Malum herkes barış diyor. Dilinden barış kelimeleri dökmenin bir maliyeti yok, kimsenin laf muhasebesi tuttuğu yok nasılsa.

Ancak gece gündüz barış diyenlerin, Libya’da silahlı mütecaviz bir gücün adım adım, katliamlar yaparak, sivilleri sindirerek meşru yönetimi yavaş yavaş yok etmesi karşısında hiçbir şey yapmıyorlardı. Bu esnada saldırıya maruz kalan taraf bütün dünyaya sesini imdat çığlıklarıyla duyurmaya çalışıyordu. Türkiye bu imdat çağrısını duyup yetişmese gerçekten ortada Trablus yönetimi de kalmamış olacak ve böylece fiilen de bir darbeci-eşkiyanın ezici hakimiyetiyle temin edilmiş bir barış ortamı oluşmuş olacaktı; arkasında onbinlerce insanın kanı ve yaşayan insanların en temel insan haklarından yoksunluklarıyla temin edilmiş bir barış.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
“Modernleşmeyle birlikte Avrupa da daha çok Hıristiyanlaştı” 26 Şubat 2020 | 2.171 Okunma Osmanlı’da Kur’ân’ı kim, nasıl okuyordu? 24 Şubat 2020 | 2.001 Okunma Şu darbe düşünü neye yormalı? 22 Şubat 2020 | 94 Okunma Kılıçdaroğlu’nun absürt siyaseti Erdoğan’ı oyalar mı? 19 Şubat 2020 | 130 Okunma İdlib’den kaçan bir milyon insanı farkedemeyen Rus teknolojisi 17 Şubat 2020 | 123 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar