Usta öğreticiler soruyor: Sendikalı mıyız Harranlı mı?

Kibar Feyzo filmini bilmeyen yoktur. İhsan Yüce’nin senaryosunu yazdığı, Atıf Yılmaz’ın yönettiği 1978 tarihli filmde başlık parası toplamak için İstanbul’a çalışmaya giden Feyzo’nun (Kemal Sunal) hikâyesi anlatılır.Bir inşaatta amelelik yapan Feyzo, yevmiyeler dağıtılırken diğer işçilerden eksik...

Kibar Feyzo filmini bilmeyen yoktur. İhsan Yüce’nin senaryosunu yazdığı, Atıf Yılmaz’ın yönettiği 1978 tarihli filmde başlık parası toplamak için İstanbul’a çalışmaya giden Feyzo’nun (Kemal Sunal) hikâyesi anlatılır.

Bir inşaatta amelelik yapan Feyzo, yevmiyeler dağıtılırken diğer işçilerden eksik aldığını fark eder. Bunun nedenini sorduğunda “onlar sendikalı” yanıtını alır. Şaşırır ve “ben de Harranlıyım” der. “Git işine” diye kovulduğunda “Patron da herhalde sendikalı, hemşerisini koruyor” diye söylenir.

Gerçekten de sendikalı olmak, örgütlü işçi olmak, hak arama mücadelesinin en etkili yollarından biridir. Bugünün Türkiye’sinde sendikaların örgütlü olduğu işyerleri ile sendikasız işyerleri arasında çalışma koşulları ve haklar bakımından gece ile gündüz kadar büyük bir fark var. “Sarı” diye küçümsenen sendikaların olduğu yerlerde bile sendikasızlığa göre ileri bir durum var. En kötü sendika, sendikasızlıktan iyidir, diyebiliriz.

Ülkemizde kanunlar ile uygulama arasındaki makasın en açık olduğu alanların başında sendikal örgütlenme meselesi geliyor. Bu hak, Anayasa’dan başlayarak aşağıya doğru silsile halinde kanun ve yönetmeliklerle düzenlenmiş. Yargıtay ve Danıştay’ın da emsal olabilecek binlerce kararı var. Ama gelin görün ki iş, bunu hayata geçirmeye gelince boşlukların ya da arkadan dolanmanın haddi hesabı yok.

Böyle olduğu için Türkiye’de işçiler arasında sendikalaşma oranı yüzde 13’ler seviyesinde. Bu oran özel sektörde yüzde 4’e kadar düşüyor. Yani kamu olmasa, sendikalaşma neredeyse yok denilecek seviyede.

Geçenlerde bunun ilginç bir örneğiyle karşılaştık. Ancak bu sefer özel sektörde değil, kamuda. Konu usta öğreticiler ve ücretli öğretmenler. Kimdir usta öğreticiler? Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı Halk Eğitimi Merkezlerinde, belediyelerin Meslek Edindirme Kurslarında atölyelerde, sınıflarda dersler veren zanaat sahibi öğretmenler. Kimi ney çalmayı öğretir, kimi motor. Kimi yabancı dil öğretir kimi de marangozluk. Sayıları 200 bin kadar.

YAZININ DEVAMI
ÇOK OKUNAN YAZARLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Usta öğreticiler soruyor: Sendikalı mıyız Harranlı mı? 05 Eylül 2026 | 0 Okunma Mücadelenin doruğu 15 Ağustos 2026 | 39 Okunma Ne füzesi vereyim abime? 04 Ekim 2024 | 1.322 Okunma Özgür Özel’in rakısı 20 Eylül 2024 | 3.296 Okunma Buzdolabı ihraç edip terör ithal etmeye devam mı? 14 Eylül 2024 | 310 Okunma
TÜM YAZILARI
Yorumlar