ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Çocukluğumun çamaşırhaneleri

Köy halkının çamaşır yıkamak için ortaklaşa kullandıkları yere “gevsilik” derdik .

Ünal Bolat
Ünal Bolat Türkiye Gazetesi
19 Eylül 2018 | 3.0 K

Köy halkının çamaşır yıkamak için ortaklaşa kullandıkları yere “gevsilik” derdik...        Çocukluğumun köy hayatını anlatmaya devam ediyorum... Annemler de zorunlu olarak çamaşır yıkamak için, iki kilometre kadar uzaklıkta, üç yüz metre kadar iniş aşağı yürüyerek ulaşılabilen ve bahçelerin sulanmasında yararlandığımız suları bol olan bir yere giderlerdi. Annem ve ablalarım çamaşırları, kamyon takozlarına benzer ağaçtan “tokaç” dediğimiz çamaşır odunuyla döverek yıkamaya çalışırlardı. Ama çamaşırların tokaçlanması ile onların kirlerden arınmasının bu kadar kolay olup olmadığına siz karar verin. Köy halkının çamaşır yıkamak için ortaklaşa kullandıkları yere bizim oralarda “gevsilik” derdik. Bu kelime herhâlde giysiden türemiş olmalı. Annemler yıkandığı için ıslak ve çok ağır olan bu çamaşırları sırtlarında yokuş yukarı kan ter içinde köye getirirlerdi. O yıllarda insanların yazlık ve kışlık kıyafet lüksü yoktu. Hatta gecelik, işlik gibi ayrı ayrı giysilerimiz de yoktu. Yaz kış hep aynı giysileri giyerdik. Öyle "giysi" filan dedim diye gözünüzde büyütmeyin, lâfın gelişi olarak söylüyorum. Gerek su ve sabun yokluğundan, gerek işlerin çokluğundan, sosyal hayat olmayınca insanlar giydiklerini günlerce sırtından çıkarmazdı. Hatta o yıllarda insanlar bitten korunmak için, bitlerin en çok bulunabilecekleri çamaşırların kıvrım yerlerine gaz yağı sürerlerdi. Gazyağı bulamayanlar bitleri öldürmekle bitiremez bazen sabahtan akşama kadar çardakta, mısır koçanlarının uçlarına taktıkları sopalarla, sırtlarını kaşırdı. İnsanlar bitlerin kanları... Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER