Zorunlu eğitim ve MESEM’ler
Haziran ayı içinde LGS, TYT ve AYT sınavları yapıldı. Bu sınavlarda milyonlarca öğrenci daha iyi bir gelecek umuduyla ter döktü. Ancak, bu beklentinin gerçeğe dönüşmesinde soru işaretleri var.Bugün “eğitim şart” diyenlerin çoğunluğu nedense eğitimin sadece örgün kısmına odaklanıyor. Hâlbuki...
Haziran ayı içinde LGS, TYT ve AYT sınavları yapıldı. Bu sınavlarda milyonlarca öğrenci daha iyi bir gelecek umuduyla ter döktü. Ancak, bu beklentinin gerçeğe dönüşmesinde soru işaretleri var.
Bugün “eğitim şart” diyenlerin çoğunluğu nedense eğitimin sadece örgün kısmına odaklanıyor. Hâlbuki eğitimin bir de yaygın ve hayat boyu devam eden boyutu var ki tüm dünyada bu yönde güçlü bir eğilim bulunuyor.
Zorunlu eğitim dediğimiz sistem, milliyetçilik çağının ve Sanayi Devrimi’nin bir ürünü. Devletler eğitimi hem vatandaşlarını belirli bir çerçevede yetiştirmek hem de sanayinin ihtiyaç duyduğu eğitimli işgücünü oluşturmak için kullandılar.
Şimdi gelelim bugüne.
Ülkemizde Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) konusunda bazı kesimlerde oldukça sert bir tepki var. Bu eleştirilerin merkezinde ise okula ve örgün eğitime yüklenen aşırı anlam dikkat çekiyor. Bu çevreler eğitimi hâlâ 1990’lı yıllara kadar kısmen geçerli olan bir sınıf atlama aracı olarak görüyor. Oysa okullar bu işlevi yitireli uzun zaman oldu.