ÇOK OKUNAN YAZARLAR

Atatürk ve Bilim

Semih Koray
Semih Koray Aydınlık Gazetesi
20 Kasım 2018 | 5.1 K

Cumhuriyetimizin temelinin harcı bilimle karılmıştır. Atatürk Devrimi’ne göre “bilim geleceği kurmak için”dir. Bilimi “hayattaki en gerçek yol gösterici”ye dönüştürmek, bilim ile felsefe arasında doğru bir bireşimi gerektirir. Hele söz konusu olan, bilimin ışığında tarih yapmaksa, bu bireşim daha da yaşamsal bir önem kazanır. Çünkü toplumsal alanda geleceğe ilişkin öngörüler, tarih içinde sınanır. Toplumbilimin laboratuvarı, tarihtir. Ülkemizin toplumbilime yapmış olduğu en evrensel ve eylemli katkı, Atatürk Devrimi’nin kendisidir. Bugün bizim Atatürk Devrimi’nden almamız gereken en önemli derslerden biri de, bu devrimin bilim ile felsefe arasındaki ilişkiye bakış açısıdır. BİLİM VE FELSEFE
Bilim, gerçekliğe ait ve yine gerçeklikle sınanmış genel ve sistemli bilgilerimizden oluşur. Bilginin algısal ve tekil olmanın ötesine geçip genel ve sistemli hale gelmesi, ancak olguların ardındaki nedensellik ilişkilerine nüfuz edildiği ölçüde gerçekleşir. Bilimsel araştırma, bilinenle bilinmeyenin sınırında cereyan eden bir etkinliktir. Bilimin kapsadığı alan genişledikçe, bilinen-bilinmeyen cephesi ötelenir. Bu öteleme sonucunda “bilinmeyenlerin azalması” bir yana, temasa gelerek bilim gündemine alınan “bilinmeyenler” artar. Bilimden beslenen bir felsefenin işlevi, bilinmeyenler alanında bilime bir önsezi sağlayarak “yol göstericilik” yapmaktır. Çünkü bilimin gelişmesi, oluşturulan “sınanabilir kestirimlerin” yerindeliğine bağlıdır. Onun için bilim geliştikçe, felsefenin işlevi azalmaz, tam tersine kendine nedensellik ilişkilerinin genel niteliğini konu alan felsefeye olan gereksinim artar. FELSEFEYİ BİLİMDEN KO...

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER