Nilgün Cerrahoğlu
Nilgün Cerrahoğlu Cumhuriyet

Kudüs bombasının pimi

07 Aralık 2017 | 3.0 K

“Kudüs’ün ‘Soykırım Müzesi’ Filistinli Djani ailesinin, Arapçada ‘Davut Peygamber’ anlamına gelen Nabu Davut mahallesindeki evlerinden birinde. Küçük bir avluyu geçtikten sonra müzeye giriyorsunuz. Ve Auschwitz, Maidenek, Treblinka, Dassau.. kamplarının kâbusu ile karşılaşıyorsunuz...”
“Tavana dek istiflenen plaketlerde kamplarda yaşamını kaybeden 10 bin aile, yerle bir edilen 2 bin kent, köy ve kasabanın adı var... Vitrinlerin ardında Yahudi yağından yapılan sabunlar, kan lekeleri taşıyan Tevrat’lar, kül olan insanlar ve fırınların fotoğrafları teşhir ediliyor... Altlarında da şöyle bir yazı: ‘Bu plaketler ve acı anılardan başka geriye hiçbir şey kalmadı’...”
1994 yılında yaptığım “Dumanlı Barış” dizisi (9 - 17 Şubat, 1994. “Sabah”) için Kudüs’e gittiğimde tanımıştım Shehadeh Djani’yi. Ortadoğu barış sürecinin en baş edilmez engelinin Kudüs olduğunu, Djani, o zaman bana şöyle nakletmişti: Mezarlığı çöplük yaptılar
“Evet acı anılardan başka hiçbir şey kalmadı geride. Doğru. Bizim için de böyle bu. Soykırım müzesi olan binada, teyzem otururdu. Karşısındaki evde biz. Çocukluğum orada geçti. Avlusunda futbol oynardık. Arkadaki cami bizimdi. İçinde Davut Peygamber’in mezarı olduğundan hepimiz için kutsal bir yerdi. Caminin yanı başındaki mezarlık ise aile mezarlığımızdı.”
“1948’de hepsini kaybettik. Yahudiler evlerimizden kovdu bizi. Camiyi sinagog...

Devamını Oku
Diğer Yazıları
DAHA FAZLA SONUÇ GÖSTER